İstanbul
İstanbul yutmuş bizi,
Yaşlanmış biraz sanki,
kalbi ürperir bir nevi,
elleri titrer olmuş şimdi,
içinde geçen aşklardan belli ki ...
yaşam etkilemiş bizleri,
ne sevgi var son diyebileceğim,
ne sevgi yok cılız zannedipte içine sığdıramadığımız aşklardan.
parçalanmış bedenlerden et duvardır bu şehir,
yutsun aşkımızı boğaz,
tutsun balıkçılar biraz.
hak ver gönlüme bugün ayaz,
sonbahardır beni yaşatan aşk,
bahar değil istanbulda bugün ,
bir başkası var tahtında...
soğuk var yanı başında,
insan kaynar kazanında...
elleri ellere deymiş,
bir çoğuna yemek vermiş.
haksızlıklar koşar arka sokaklarda,
cezası bir hiçmidir yoksa.
sokaklar alışmış kovalamacaya.
koşan bu insanlara.
telaş yanıltmış yolları,
yollar birbirine dolanmalı.
yaşam karma karışık olmalı.
istanbul bir başka doğmalı.
nicelerinin yatağında bir istanbul olmalı,
düş kırıklıkları dolu caddelerde bugün soluk durmalı,
ruhu andırmalı,
bir bütünmüşçesine sarılmalı,
hayat mı dedin ,
burası hayat değil,
azap dükkanı..
içinde acı, tatlı çeşit çeşit insanıyla tanınmalı.
bir rötüş atılmalı,
fırça darbesiyle ressamın tualinden geçmeli,
terzinin dükkanından çıkmalı,
güzellik her yanını kaplamalı ,
geceyi yüzü aydınlatmalı.
ey istanbul sen gibi ihtişamlı olmalı...
aşkımı ver bana boğma onuda sularından sakın ha....