Jaledar

Jaledar

haydi beklerim çiçeğe vursun kayısı

çoğalıyor güneşin mahalle baskısı

sönen ocakların eksilen dumanı yükseliyor

akşamcı lambaların perdeye düşen aksi

sürekli ıslık çalması

sigarası ciğerinde sönen aşkın

topal sancıların yetim bıraktığı

oyuncağını kırdılar çocuk olma yaşımın


ağır yaralı günlerin üzerinde unutulmuş

mutlu bir posta pulu olmaktı zaten bütün niyetim

her yaşın hesabını soracak Yaradan

dilim kurşuna tutar eline ulaşmamış mektupları

saygı duruşunda beklerim kalbimin bayrağını


hiç olmazsa aradan silinsin kin diye

eklerim karayı denize

küçükken nasıl da büyük gelirdi kaldırımlar

hiç büyümesin isterim bizi çeken ay dede

dünyayı bu hale ben getirmedim

diyenlerle dolu dünya

saçına zühre yıldızını takayım istersen

içinden tuttuğun o dilek benim kızım

sözü dağlayan sazım olamaz değil mi

çal götür ırgat gülüşümü

benden yüzündeki kanyona


sıraya binmiş, takvimin kurnaz günleri

kötü bir rüyanın bitmesi kadar gerçek her şey

bekleme odaları, çok yataklı hasta yerleri

ölmenin sırası değil diyecek, yalan

birazdan umudun ağababası zaman

gidiyoruz gönlümüzün talanı kalan yıllar

akrep ile yelkovan arasında -durdu sesin

beklerim bir kerecik saatin doğruyu göstermesini


.

https://www.youtube.com/watch?v=JUXZx3atHew

Necla Kezban Turan

Yorumlar (2)