Kadim Mucize
Göğsündeki o uçsuz buçaksız bozkırda uğuldayan bir rüzgâr bu,
Diz çökmeyen bir gövdenin, göğe uzanan inadı.
Sen ki bir kadınsın; avucunda suları uyutan,
Karnında mevsimleri mayalayıp emziren o bereketli mabet...
Doğurganlığın, sadece bir canın kopuşu değil,
Karanlığın tam ortasından sızan o sarsılmaz ışıktır.
Hünerin,
Çatlamış toprağı öperek ikna etmektir uyanışa,
Ekmek kokusuna sakladığın o sessiz fırtınadır.
Parmak uçlarınla dokunduğun her pürüz,
Senin şefkatinle durulur, senin sabrınla yumuşar.
Dünya devrilse, sen o enkazdan yeni bir gökyüzü doğurursun;
Bu bir maharet değil, senin kanında atan o kadim mucizedir.
Direnişin,
Kendi yatağını tırnaklarıyla kazan bir nehrin sabrıdır.
Gözlerindeki o dinmeyen şimşek sağanağı,
Bin yıllık yorgunluğu tek bir bakışla kül eden o kor...
Sen özveriyi bir yük gibi taşımadın kadın,
Onu kendi nefesinle harmanlayıp yeniden doğurdun.
Şimdi attığın her adımda toprak uyanıyor,
Çünkü sen, hem tohumun içindeki o gizli titreyiş,
Hem de o tohumu çatlatıp dünyayı ayağa kaldıran rüzgârsın.
Gülşen Polat

