Kan Uykusu
düştü uykuya apansız kapanan mecraları hülyanın
gözünün üzerinde kaş var diye
içinde yangın ormanları büyüttü
küle döndü baktığı her yer
gülüşünden güneş eksik olmasın diye sustu
ulu yıldız pusulamda tarumar yalnızlığa dikti gözlerini
"içi boşalan şehirler kadar insansın, gerisi yalan" dedi
su kenarında kırlangıçlar, yapraktaki rüzgar sustu
az sonra onu gördüm devrilmiş su bardağının yanında
melekten bozma,
dar, siyah pantolunlu bir simsardı düşlerim
uzun uzun aynada ona baktım
"nice dağlar, ağaları ağlarken avlanır" dedim
ay ışığını örttü elleriyle sevdanın üzerine
uyanışlarım umuttu, düşlerim bulut
"dilerim uyanmazsın bu uykudan" dedi
"yoksa bağı da, bağbancıyı da unut"
anladım ki bulut, asi bir nehirden taşan gözyaşlarıydı
hepsi bir rüyaydı veyahut
