Kaptanın Seyir Defterinden

Kaptanın Seyir Defterinden

sen kaç kez ölürsen öl Tanrı bir sayar

bilmelisin ki dilini kopartır sevdanın

yağamayan bütün yağmurlar

doğuştan incinmiş ruhlar için bu dünya

kamu zulümler rehberidir

aç oku bak fakat asla inanma


dizlerine de aldırma taşıyamadıkları

haksızlıklardan dolayıdır o hal

yoksa senin dizlerin kainatı kaldıracak yükü tartar

yeniden kalk düştüğün yerden şimdi

aç başla onurunla başla savaşmaya

bu gün günlerden bir bu gün günlerden onur


ne şehrin gürültüsüne aldır ne çocuk gülüşlerine

senden saatlerce uzak bir şairin

işkembesine doldurduğu şıranın tiksintisini duy

dövülen köpeklerin acı bakışlarında

ihtimaldir ki şimdi bütün itibarsız güç sahipleri gibi

haklı buluyordur kendini o kısa saçlı kadın


haklı olmak adına bile durup bir düşünse utanırdı

zulmetmek ne kadar yakışır ki insana

çok kötü zamanlardayız çok kötü

çoğumuz ölecek diyordun bir akşam vakti

belki haklısın belki de haklıdan yana olmanın acısıyla

kollarınla bacaklarını tutup karnına çekiyorsun


duvara vuracak başını tutan ağrıya gülecek kadar

susanların çıldırdığı anı duymayan ölsün

oysa sen parkaları yırtıp pankart yaptığın günden beri

durup durup kırıyorsun mafsallarını aşk olsun

duymuyorlar sevdiğim duymuyorlar oysa ne yapsalar boş

ölü kuşların kursaklarından haykırır İş ekmek ve özgürlük

11 Temmuz 2022 253 şiiri var.
Beğenenler (5)
Yorumlar (2)
  • 22 ay önce

    Yıllar önce Çankaya Vergi Dairesi El sanatlarıyla uğraşan beni ve defterlerimi incelemeye aldı. Adet haline getirmişler belli ki. Her şeyim ödenmiş üstelik birinci sınıf vergi ödüyorum. Yani senin memurların gözünde bir önemin yok. Yarı değerli taşlar ve gümüş işim. Toptancı değilim. Tezgah adamıyım üretiyorum. Tamir ve sipariş yapıyorum. Yazar kasam olmadığı için ( Turgut Özal ) devletin memurunun onayladığı devletin anlaşmalı matbaalarında basılmış olan parakende fişler ( ki bu fişler tüm kayıtlarımda vardı ve vergileri ödenmişti ) usulsüzlüğe sokuldu. Ortalığı kasıp kavurmam da bir işe yaramadı. Sonunda şu oldu; Dosya numarama bakan şef durun bakalım ben bizim kitaplara bakayım. Orada bu konuyla ilgili bir şeyler var mı? Güldüm hem de nasıl güldüm. Yahu kardeş orada benim sıkıntım yazmaz. Senin bağlı bulunduğun makamın kütüphanesinde de yazmaz. Kapat onları...Sonunda senin dedim Maliye bakanın gelecek senin Başbakanın Cumhurbaşkanın gelecek. Bizim gibi insanların yanında çıraklık yapacaklar. Anyayı Konyayı belki o zaman anlarlar. Makam koltuklarından üniversite sıralarından geçmez bizim masalımız...

    Sizin şiiri okumazdan az önce aklımdan geçen de şuydu; Telefonda " Aşkım ve Canım " sözcüklerini fısıldayan kadın zamanı durdururdu. Tuhaf olansa o da Maliye memuruydu...

    Geçen film izlerken gözlerim doldu. Gazoz satan çocuğa isim sordular. Sonra da ramazan iftar zamanı ismini sorduklarını taradılar. Bizim koca oğlanda demez mi baba bana o yılları anlatsana! Kalktım yüzümü yıkadım. Bir sigara yaktım. Hava almaya çıkıyorum dedim...

    Şiir vurur...