Kendine Koşu
Kaçırdığımız otobüsleri saymakla geçiyor hayatımız.
Üşümediğimiz duraklar var düşlerimizde
Unutulmaz aşklar da yaşadık, unutulmaya hazır.
Çürümüş, varılacak kentlerin adı ceplerimizde.
Hayatımızı betimleyen şeritler, yollara kazındı, filmlere sarılmadan önce
Ve sonra,
Tanrının adıyla başlayan bir tufan, adımıza kadar alçaldı.
Tedirgin sözcüler kaldı, yolun en arka dişlerinde...
Kaçırdığımız otobüslere saymakla geçiyor hayatımız.
Ne çok kalabalığız hiç olmadığımız kentlerde,
Adımızın geçmediği ne çok şiir var, yolumuzun değmediği ne çok su
Ne çok yazgı bir başka avucun içinde.
Yazarı olmadığımız oyunlarda figüranlıklarımız ne çok,
Ne çok esirgenen ve bağışlanan bir hayatın
Esen kavak yelleri mezarımız üstünde...
Kaçırdığımız otobüslere saymakla geçiyor hayatımız.
Yaşamdan alacağımız tüm dersleri hızlıca atlamışız,
Soluklanmaya yetmemiş uzun tenefüsler de.
Yeni bir günü karşılamanın yakasını silkerken anılarımız
Bir ihtiyar keşkesi kalmış genç yüreğimizde.
Yaşam, nasıl da başlıyor bir ötekinin hikâyesinde
Berikinin şiiriyle biterken masalımız.
Bize ait olanlar nerde?