Kül Yazgısı


Vazgeçtim
Masal olmaktan
Ve ince bir şiirin diline düşmekten


Kül yazgısı anılara nakışlanan düşlerde
Kaç kez öldüğümün yaşını saymıyorum
Kendime filizlenen yaşların doğumunda
Cehennem yüklü halatın ipinde boy atıyorum
Hilal uyuyor bağrında
Ben uyuyorum
Kırık bir tesbihin
Lal ucunda

Dile gelmeyen sürü enkazlar arşınlarken bedenimi
Karanlık bulutun sağ duyusuna
Ömrümü yaslıyorum
Ve yağmurları çalınan gökten
Hiçbir şey beklemiyorum
Çünkü kollarına uzanan çocuklar
Benim güneşim
Yar dokunuşlarım

Vazgeçtim
Kendi dağımı kazımaktan
Ve sığıntı resimlere göz olmaktan

Sırrımı eşeleyen rüzgarlar
Yüzümdeki benleri ayıklarken
Aynasız yönlere yüzsüzlüğü gölgeledim
Işık vermeyin gürültü kıvılcımlardan
Karanlığa büyüdüm küçük tohumlardan
Anne eli değmeyen baharlardan
Bu yüzden hala çocuğum
Hala emekleyen bir hayat

Tenimi tazeleyen su
Çatlayan kabuklarımda
İyileşmez bir deniz

Örtün üstünü derin yaralarımın
Sızlıyorum

21 Şubat 2024 350 şiiri var.
Yorumlar (2)
  • Kundak-kefen arası mecburi bir yolculuk hepimizin yaşadığı.Ve maalesef hüzünler, acılar, yokluklar daha ağır basıyor.Bu hengame arasında güzel şeyler de yok değil tabi.Sızılı şiir, şair sızılı... Tebrikler, selamlar.