Mücerret
Islak bir akşamın paslı eşiğinde durdum
Gölgem, duvara çivilenmiş bir kuştu
Adımı fısıldayan taş merdivenlere değil
Çürük bir pencere pervazına konmuştu
Mevsim takvimden düştü,
Saatler küf bağladı
Penceremde mor bir rüzgâr
Ölü yaprakların nabzını saydı
Çatlak lambalar altında
Kemiklerimle konuştum uzun uzun
Duvar aralarına sinmiş
Yarım kalmış dualarla
Rüyalarımda paslı bir merdiven
Göğe değil, iner içime
Her basamakta bir gölge ve gıcırtısı
Adımı yanlış telaffuz eder attığım her adımı
Ay, mor bir yara gibi
Göğsümde açıldı
Kanamadı
Ama hiç kapanmadı
Gölgesiz bir mezarlıkta
Kendi adımı kazıdım toprağa
Arkamda bıraktığım karanlık
Beni özleyecek.


