Namert Düşman
Avuçlarımın arasından, kayıp gitti geleceğim,
Bir veda bile edemeden, hoşçakal diyemeden,
Hep yenildim, hep aciz kaldı kelimelerim,
Umut bahçelerim tarumar edildi.
Yağmur yağma artık!
Kifayetsiz, yeşermeyecek düşlerim.
Bir türkü ilişti kulağıma,
Eski günlerden hatıra.
Bir tek anılar kaldı yaşamaya sebep,
Yoksa, giderdim karanlığın peşinden.
Denize döktüler heveslerimi.
Kaybettim bu savaşı, bir kılıç bile çekemeden.
Haksızlık değil mi bu?
Hangi kitapta yazıyor böylesi?
Çıkartın o eski ciltleri!
Namert düşman sırtımdan bıçakladı beni!
O eski masallar da kandırdı,
Hani iyiler kazanırdı?
Hani mutlu son vardı?
Benim sonumu kim yazdı?
Verdiler kalemi namerdin eline,
Çizdi üstümü hevesi geçmişcesine,
Galiba renklerim soldu diye.
Kim soldurdu rengimi?
Parşömenim bile eskiydi benim,
Buruşturup attı yere.
Rüzgar yardım etti de gizledi beni.
Ölü doğmuş bir bebek gibi,
Ağır geldi toprak üstüme.
Aldım hayattan payımı,
Çıkmam artık gün yüzüne…
Dedim ya bir tek anılar kaldı,
Yaşamaya sebep.
Eskidim, parçalandım, silindi yazılarım
Sadece anılar kaldı.
Sadece anılar…