Öldüm Vallahi
Öldüm Vallahi
Dünyanın en tatlı hanımına...
- O kendini biliyor....!
Kızıl şafaklarda yar boynunu eğmiş, Saçlarına belikler ördüm vallahi. Dudaklarına çiy taneleri yağmış, Leblerinden buseler aldım vallahi ***
Saçlarını bir güzel bağrına serip,
Yanaklarına allar, pembeler sürüp, Kirpiğinin altına sürmeler çekip,
Gözünün bebeğinden öptüm vallahi. ***
Dudağından bal akıyor, yüzü kaymak Gözümden sakınırım mümkün mü kıymak ?
Kokusu efil efil olur mu doymak,
Kollarımı boynuna sardım vallahi. ***
Seherin kızılında bir hayal görmüş,
Şaşmış sürmesini dudağına sürmüş
Nasip de onu böyle görmek de varmış
Nazar edip haline güldüm vallahi ***
Güneş misali gelir karşımda durur,
Yıldıza benzer şavkı yüzüme vurur,
Gülüşleri aklımı başımdan alır,
Gamzesine yüzümü sürdüm vallahi.
***
Emsali yoktur aramakla bulunmaz,
Yokluğu yaradır şifasız, onulmaz,
Binbir tabip getirsen çare olmaz,
Dostlar..! dermansız benim derdim vallahi.
***
Gündüz hayalimde, gece düşte görüp,
Aşkımı, sevdamı nakış nakış örüp, Gönlümdeki sırrı nağmelere verip, Tenhada gizli gizli derdim vallahi. ***
Ruhum şen olur cemalini görünce,
Zülüfler kement olur, yele verince,
Şafak sökümü bahçesine girince,
Domur domur gülleri derdim vallahi.
***
Dilinde türküler, kadifedir sesi
Gülüşü fettan, aklımdadır gamzesi
Bakışı yaralar, öldürür sinesi,
Gözlerinde gözlerim öldüm vallahi ***
Şifasız hastayım her yanım sızlıyor,
Yar..! çekmiş kılıcı yaramı düzlüyor, Muzaffer derdini içinde gizliyor,
Dipsiz kör kuyulara daldım vallahi,
Muzaffer Boz 08.08.2026
Saat: 05 30