Onur Beyler


Onur diyorum beyler,onur,
Kaç paraya satarsınız onuru sırça köşklerinizde,
Kan yerine içtiğiniz yıllanmış şaraba mı benzetirsiniz,
Köşkleriniz ve saraylarınızın dehlizlerinde...


Şu çılgın insanlık,
Dönüp duruyor nefsinin derin ve alçak kuyularında,
Gökten yağmur yerine bombalar yağarken,
Çocuklar ölüyor moloz yığınlarının altında,
Fravunlar ,insan cesetlerinin üstünde,
Dans ediyorlar azgınca,
İnsanlık ölüyor,dostlarım...


Kıyama kalkmayacak mısın Adem'in oğlu,
Bir yasak elma için Adem kovuluyorken Cennet'ten,
Yeryüzü kan gölü,
Sen aymaz uykularda uyuyorken,
Nemrutlar,Fravunlar,Krallar,soytarılar
Çok çok yüksek yerlerde,
Kıyamet kopuyor yeryüzünde...


Güçlünün önünde diz çöken fırıldaklar,
Her dönüşünüz zulüm olarak dönüyor insanlığa,
Ki devran döndükçe siz de döneceksiniz aşağılıkça,
Adınıza mim koydum,
Hiçbir hesap kalmaz sonsuzluğa...


Kendileri küçük, gölgeleri büyük insanların sulietleri düşüyor yeryüzüne,
Güneş, kapatmış gözlerini, ışık vermez oldu kíyamet çocuklarının üstüne,
Canlar, canhıraç içinde dizilmiş duruyor Araf'ta,
Gitmek ile gitmemek arasında git- gel yapıyor çare/sizce,
Ben,
Düşlerimin içinde yanıp kavrulmaktayım...


Alçaklar daha alçak,
Soytarılar daha soytarı,
Fravunlar daha Fravun,
İblisler daha İblis olurken,
Ve senin geleceğin hangi dehlizlerin içinde...


Ve sen canım insanoğlu,
Yaralarını ne zaman saracaksın,
Kanayan yaralarına kurban olduğum,
Ben ki sürgün yemiş biriyim dünya denen aşağılık Cehennem'de,
Bütün umutlarımı gömdüm insanlığın onurlu yüreğine...


Çaresizliğim ve perişan hallerim var,
Umut olamadım hiç kimseye,
Beni affet,beni bağışla,
Bir gün gelir,
Ben ölür giderim,
Sen de şair yüreği dersin...
Yeryüzü
02/04/2026
Uhr:12-43

04 Nisan 2026 404 şiiri var.
Beğenenler (7)
Yorumlar (2)
  • 12 sa. önce

    Hüseyin bey, ben bu şiiri okuduğumda şunu görüyorum: Bu bir şiir değil, resmen bir ruhun enkaz altından attığı çığlık. 2026 yılındayız ama dünya hala o bildiğimiz karanlık dehlizlerde yaşanan acımasızlıklarla çocuklar molozların altında can verirken, 'onur' dediğimiz o kutsal kavramın sırça köşklerde meze yapılması benim kanıma dokunuyor. Şiirinizde sadece haksızlığa parmak sallamamış, aynı zamanda 'aymaz uykularda' uyuyan hepimizi, yani Adem'in çocuklarını da mahşeri bir vicdan muhasebesine çekmişsiniz. Kendinizi 'sürgün yemiş biri' olarak tanımlamanız ve bunca öfkenin sonunda 'beni affet' diye boyun bükmeniz aslında en büyük isyanınız; çünkü sadece siz değil bizler de o kadar çaresiz bırakılmışız ki, umut olamamanın yükü bile tek başına bir kıyamet gibi. 'Adınıza mim koydum' dediğiniz o nokta, benim için bu davanın ve bu acının mühürlendiği yerdir; bu devran döner ama o mim hiçbir hesabı sonsuzluğa bırakmaz. Toplumsal Duyarlılığa Protest bir yaklaşımın güzel örneklerinden birini okumak iyi geldi. Sevgilerimle.