Pembesi Olmaz Yalanın
Rengarenk yalanlar üretir ruhları,
Yorganına göre değildir ayakları,
Doğrudan çok uzaktır hayatları,
Kötü hayallerdir hep sığındıkları.
Kızarmaz artık pembe yanakları,
Köseleye dönmüştür suratları,
Öğretmiştir gözlerine de yalanı,
Kandırdığını düşünür hep safları.
Bir veya ikidir çekirgenin zıplamaları,
Su yüzüne çıkar bütün zırvalamaları,
Vallahi de dese kandıramaz insanları,
Doyuramaz kimseyi artık palavraları.
Her kapıyı açmaz yalancının anahtarı,
Kilidini kırar artık tecrübelidir sarrafı,
Yatsıya kadar bile yanmaz artık ışığı,
Kalır yapayalnız alemin soytarısı.
Yalan söyleyene, koyar dokuz köy sınırı,
Aşamaz haddini çekerler koskoca duvarı,
Toz pembesine bile alır herkes gardını,
Kalmaz şanı, çıkarırlar yalancıya adını.