Sekerat Aşk
Güneş doğacak/ken kimsesizliğime
Gözden akıyor yaşlar ağrı içinde
Yaralarıma damlıyor tuzlu suyu
Ruhumdan hüzün incileri dökülür
Susulmuş açelya çiçekleri fecrine
Sana gelmek tel örgülü duvarlar
Sarılıyor parmak uçlarıma ağrılı
Gelmek kolay s/anılır sevgili
Güz yaprakları dökülür ayak ucuma
Hayat çelmeli ömrün sabahlarına.
Labirent güzergâhı sevda yolu
Kaybolursam karanlık sokaklarda
Düşer çocukluğum tahterevalliden
Bak yara almış dizlerim şimdiden
Sobelenmiş gözlerim yıkımlı duvarlara.
Taş değirmenlerde hayât eli öğütülür
Sevmişlik hüzün yumruğu kalp duvarına
Vurur tüm insaniyetimin gelmişliğine
Gel gör ki el ayaklarım kötürüm maviye
Cennet kapısında ruhum sekerat içinde.
Olurya hayât bu
Belki kesişir ellerimiz bir ezân vakti
Sen yinede sev bahar rüzgârları
Sevgi tomurcuğu ile sar doğacak yarını
Bir kuşluk vakti gelirim yüreğin pervazına
Asılırım yüzün keder-i çizgilerinden
Çocuk yüreğimden öperim acılarını
Sen yine bilme sevgili
Gece kurşun yağdırır üstüme
Vurulurum hasret kapısından