sen..
sensiz benlik..: ''yokluk'' demek..
yaşadığımda anlıyorum güleryüzünün yokluğunu..
eksikliğin, yalınayak bi halde cam kırıklarının içinde yürümek kadar yakıyo canımı..
yalnızlık ömrüm boyunca tanımadığım bi yabancıydı onunla beraber uyanmak istemiyorum her sabah senin güzel sözlerinle başlamak varken..
bu yüzden her gece bi başka kenar bucağını bombalıyorum talan ediyorum bu şehrin
her gece..
her gece seni kazanabilmek için savaşıyorum bu kaygısız koca şehirle
belkide geçmişte aldığım sayısız yenilginin..:
aşkla, sevgiyle tek kelimeyle ''senle'' alınmış tatlı ve huzurlu bi zaferi bu.
zaman kum gibi dağılırken ihtiyacım var ellerine sarması için yaralarımı
kendimi bulabilmem için yardımına muhtacım sevgilim..
ben bi kaçkınım aslında senin çılgıncasına aşığın olan.
sana zikretmeyen tek bi zerre taşımıyorum bu bedende
ölüm beni iki bacağımdan kırıp gidene kadar,
güneşin bidaha doğmamak üzere batışını görene kadar
sana itaat edecek benliğim..
kaldırımları yerlerinden kaldırıp duvarlara fırlatarak anlatıyorum içimdekini sana nefesim bitene dek
çığlar düşse üzerime, çığlar altında çığlıklar atarak sensiz kalsam bile arzumun ''sen'' olcağını
bilmeni istiyorum..
sen cümlelerime dökütüğüm en asil şeysin tek varlığımsın.
yüzüne her bakışımda cennetten gördüğüm bahçelerde ipek teninle bulduğum huzuru yaşıyorum.
seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değiller hiç olmadılarda
gözlerinin içine düşüşümde hayatımın en değerli hediyesini alıyorum her seferinde..
öyle bi rüyasın ki benim için..:
her gece seni gördüğümde, hiç uyanmamayı diliyorum tanrıdan
sana şimdi duyamıyacağın bi yerden sesleniyorum
ve dudaklarım kanayana kadar söylemek istiyorum bunu sana
seni çok seviyorum...