Sende Eşlik Et Kavalın Sesine
Bugün sana dair hiçbir şey yazmayacağım sevgilim,
sadece sus ve dinle..
...../
sanırım,
yollarımız seninle ayrılıyor artık...
Nefes almam zorlaştı,
bütün resimlerin dünden, orta yerde.
Kimisinin kafası,
kimisinin kolu,
kimisinin gözü sigara yanığı,
kimisi de Adana ağzı ile ellerim ile,
parçapinçik,olsa da,
her gün yap boz yapıyordum onlarla..
Takiiii,
düne kadar...
Lakin,
Bugün;
Albümlere koymaya kıyamadığım resimlerin,
bir poşete parçapinçik olarak ancak sığsalar da,
Ben seni,
hep olmak istediğin yere,
yüreğime sığdırmak isterdim..
derdim ya sevgilim..
Olmadı,
yada oldurmadılar...
şimdi;
Mevsim hazan,
kafam kazan,
ayrılık rüzgarları,
şark'tan esiyor...
Hoşçakal !
hani olurya, her zaman ,
benim gibi fakirlerin bir umudu..
Sende ,
sende,
hissedersen benim gibi,
yürekten ayrılığın bam telini !
Dur !
hemen öyle birden feryat figan eyleme !
bir sabah postacı kapını çaldı çalacak,
eline bir poşet dolusu,
resim ve şom ağzım ile,yazdığım
şiirler bırakacak !
İşte o zaman !
işte o zaman !
feryat figan eyle !
dizlerine ellerini vur,
dudaklarını kanatırcasına ısır,
gözyaşlarını içine akıt !
çünkü !
işte o zaman,
seni ölümüne seven bu deli çoban !
bir garip yolcu gibi,
uğurlanırken,
soğuk musalla taşında,
bir dağ çiçeği, misali,
bu zalim Dünya da
kurda kuşa yem olurken...
İşte o zaman,
bir çoban dağlarda bir kaval eşliğinde,
ruhumu otlatırken !
sende eşlik et kavalın sesine !
bağır içinden geldiğince avaz avaz,
kavanoz dipli Dünya ya !
çünkü;
çünkü,
bizi ayıran ölüm değil,
yıllar önce,
hoşçakal diye yazdığın iki satır yazı olacak...
Çobandan sevgilerle...lanetli geceler ...Niğde