Sesimi Duyan Var mı

Saatler kırıldı o sabah, zaman yetim kaldı
Toprak, kalbini avuçlarına alıp sustu.
Şehirler, kırık omuzlarıyla karanlığa yaslandı.
Sokaklar hafızasını yitirdi o gece.
Gökyüzü utancını
Geceye dikilmiş siyah bir perdeye astı.

Evler öldü önce
Sonra fotoğraflar
Sonra kahkahalar
Bir annenin avuçlarında
Enkaz hatıraları kustu
Dişleri kırılmış bir tarak,
Külle mühürlenmiş bir defter
Süt kokusu kalmış bir pijama
Tamamlanamayan bir şiir…

Beden yoktu.
İsim yoktu.
Sadece yokluğun yankısı vardı.

Sahibini arayan bir ayakkabı
Kaldırımda nöbet tutuyordu
İçinde yarım kalmış bir koşu.
Babalar karanlığa çarpan suskunluktu.
Anneler gökte dağılan yakarış.
Gözyaşı artık su değildi
Bir ülkenin iç kanamasıydı

Kayıplar listelerde büyüdü
Fotoğraflar çoğaldı
İsimler duvarlara asıldı
Her isim bir evdi
Her ev bir kalpti
Her kalp bir mezardı artık.

“Sesimi duyan var mı?”
Diye bağırdı karanlık
Cevap veren sadece
Uzayan gölgeler oldu
Bazıları hiç bulunamadı

Onlar şimdi rüzgârın cebinde
Dualardan düşen harflerde yaşıyor
Bir çocuğun saçına değen güneşte
Bir annenin boş kalan kucağında

Bu bir deprem değildi
Bu, insanın içinden geçen
Bir kıyametti.

Biz artık
Enkazdan kalbini toplayan bir halkız
Her sabah eksik uyanan,
Her gece fazladan ağlayan…

06 Şubat 2026 29 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar