Sızıntı


Ziynet-i gülü endamdır 

Yürür, dört zamana bir küre

Bil ki gece de yoğundur 

Ay'ı bağrında taşımak

 elbette zor


Sürgüne affı yoktur

Çok sevmelerin

Ardında kaybolmuş

dünlere bakmaz mı insan


Şairlik makamı değil mi?

Elden ele devrilen sır

Nar-ı ateş görünmez

Bak! -O,

dumanın kurgusudur.


Sızar,

usuldan usuldan

Bir bir damlalar

 bu gaipliğin sızıntısı

Gerçek üstü bir kayıp

yarınlar


Sulara mahkumdur 

Yine kürek kırılmaz

Vazgeçilmez boşluğa 

Sürüklenir zaman


Akıntıya boyun eğip

zaman desen günaha 

Geçen zaman ise de

Hiçbir ilaç merhem olmaz...


Ben şair değilim!

Ama O,


çok bilen;

ucube falcı!


Niye diz dizeyiz? 

Gaiple,

Sermayesiz zamanda.


Yak bu gönlü desem

Elinde olmaz

Yak desen

ben de bilmem yananı


-Kişi çakar çakmağını kendi zihninde-


Ve bu yangınlar yine

 sadece suyla mı söner?


Acaba boğulmak 

Neden zor ölümdür?


Düşlenen ölümler sızarken zihinde

Bil ki ölüm de yorgundur

Can'ı bağrında taşımak

 elbette zor


Kurutur kendi yüreğini aşk!


-Ateşle buharlanırken sular,

Haklı olmak için genleşir 

o beyhude zamanlar-


Gel Tuba-i aheste

Gönle doldur neşeyi 

Eyleme cismine 

Şu öksüz elemi, 


Desem!

Gönül eleme 

asılır o vakit,


Çünkü bende bıraktığın;


"Gidiyorum" 

En hoş güzellemesidir

 bu sızıntıların...


Bad-ı derya derinse

Sığ suları düşün!

Kör ateşler ne ki

Bir kaşık su bazen

Bir ömrü söndürür.


Zirvesi ters yüz olan şu kubbelere

Bak;

Ben sığ suların

yalnız güneşiyim


Berraklığından sızarken iklimler

Buharlaşır menevişler

Ve sızarken zihninden adım,


Sen!


Seni neden sevdiğimi düşün;


Artığından hâlâ

 sızarken sevgim...


Kini bağrında taşımak

 elbette yine zor



...

Tcpassenger_ierdoğan

12.04.2026/Ankara




Ben şiirleri seviyorum.



14 Nisan 2026 76 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar