Üç Kere Çağırdım Seni

***


üç kere çağırdım seni

güzel olan ne varsa

taşıyamıyor kendini artık

ben ise durmadan eksiliyorum

yüzünün sertliğinde

içine iniyorum her şeyin

orada dağınık bir kalp var

dokunsam dağılacak

dokunmasam çürüyecek

heves dediğin şey

zincire vurulmuş bir köpek gibi

koşmak istiyor

ama yerinden başka yere ait değil

bir çukur açılıyor gözlerimde

ince ince yağan bir şey

adı konmamış

ama ıslatıyor içimi

biz..

aynı yöne gidemeyen iki telaş

hafızamız yeni ama yorgun

unutmaya fazla istekli

ellerimde boya lekesi 

sanki günah gibi

ve ben o lekeleri

affedermiş gibi seviyorum

akşam olunca

yüzünü görmek istiyorum

masada bırakılmış bir iz gibi

yarım kalmış bir alışkanlık

öğret bana

nasıl kesilir insan kendinden

nereden başlanır acıyı ayırmaya

aynaya bakıyoruz

ikimiz de başka biri

şarkılar içimde darbe yapıyor

duvarlarım yazıyla dolu

adını kazıdım oraya

yavaşça

kimse duymasın diye

bahar geliyor diyorlar

ama içimde hâlâ kışın enkazı

seni nasıl büyütürüm bilmiyorum

toprak bile inanmıyor bana

kırıldığın yerden

bir sokak açılıyor

ve ben o sokakta

sana rastlamaktan korkuyorum

ellerin çok temiz

ama gölgen suçlu

ve ben

adımı sende unuttum

hadi gidelim

burada kalmak fazla

bir şey eksik değil mi?

hiçbir şey yerinde değil

bu nasıl bir dağılma

toplanmadan yaşanan

ellerine baktım

bir hikâye tutmuyor artık seni

parmak aralarında

kaymış zaman

gitmek diyorum

ama ayaklarım

sanki senden ödünç

her adım geri dönüyor

sen konuşmuyorsun

ama yüzünde bir cümle var

bitmemiş

ama çoktan yorulmuş

ve biz

aynı odada

farklı vedalara hazırlanıyoruz

bir çöküş

yavaş değil

ansızın da değil

ikisi arasında bir yerde

fark edilmeden büyüyen bir boşluk gibi

içimden bir şey koptu

ama ses çıkmadı

çünkü bazı kırılışlar

sadece içeride yankılanır

gözlerim açık

ama gördüğüm her şey

biraz silik

biraz vazgeçilmiş gibi

adını söylemeye çalıştım

dilim dönmedi

çünkü bazı isimler

insanın ağzında yaraya dönüşür

ve ben

tam o anda anladım

insan en çok

kendi içinde çöker

kimse duymaz

kimse tutmaz

kimse “dur” demez

sadece

içinde bir yer

sessizce kapanır

ve sen

artık eskisi gibi

hiçbir şeye açılamazsın


sevay



13 Nisan 2026 65 şiiri var.
Beğenenler (3)
Yorumlar