Ucuz Ölümler Ülkesi Anatolia 12
“Uzmanlar ruhsuz, hazcılar kalpsiz; bu hiçlik, insanlığın daha önce erişmediği bir düzeye ulaştığını sanır.” Max Weber
1
Sapkın iştahla
daha yarım doğmuşken bile
daha üstü b'aşı lohusa iken bile
yeni doğandan hatıra kalan
daha ismi bileğindeki karta alışamamışken bile
küvezde dövülen ya da öldürülen bebeklere değin
organize ve kurumsal plastik kalpli
‘yenidoğan’ çeteler türedi bu ülkede.
Hibrit tohumlardan sebep
ya da sebepsiz keyfen teşhisler konarak günde 3 öğün tok karına
global ağrı kesicilere özel’leştirilen hasta(lık)larda
hipokrat yeminiyle el basarak bıçak parasına
durmadan kan sıçradı beyaz önlüklere.
Kıyas edilir mi acep
1 yaşamın 1 çarpıya denk geldiği kadar
sma’lı bebeklerin vergiden düşülen şirketlere?
Yeni anlamlar kazanıyor imla.
TDK’e inat kalın puntolarla artık bitişik yazılıyor ‘yenidoğan’ kelimesi.
mesela eş sesli, yeni bitişik kelimeler de türer mi
kuş tipi yeni/doğan çetesi gibi?
mesela yenişahin, yenikartal, leş yiyici
yeniakbaba çetesi de çıkar mı yarın bir gün karşımıza?
bakarsın sırtlan, çakal; kertenkele, yılan çeteleri de çıkıverir.
Tesadüf odur ki adı kuş ismi ile başlayan Kartal/kaya’da.
rezervasyonla konforlu başka bir ölüm tipine geçiyor söz.
-yangın, tek kelimelik cümle içinde ürkünç bir anımsayış...-
2
Gramerinde ateşin
yanarken ormanlar, bizimse yüreğimiz
ağaçların, orman işçilerinin, hayvanların
yanık kokuları sarıyor toprağı.
Kaçak kozmetik fabrikalarında
parfüm kokuları karışırken birbirine
ölenlerin h.isiyle
hece hece c.kanı kor kelimeler tutuşunca dilimizde.
ağzımızda har topuna dönen küfürler savurduk
kasıt ve ihmallere.
Acıydı,
kürkü isli natürmort karası bir gece, işledi içimize.
yangına soyunmuş
ihmaller giyinmiş otelin grand bedeninde
duman sinsi bir yılan zehri gibi yayılırken
kimse duymamıştı odalarda köpek gibi havlayan ateşi.
-uyuya kalmış’tı ikaz sistemi.-
İz.s düşümü ile yüksekten
bırakılan minik bedenler
ağır acılarla kapladı içimizi.
sarkmış çarşaflarda uçuşuyordu gerçekler.
Geç kalındı
feryatları bastırıyordu hicap yüklü siren sesleri.
yürekleri soğutma çalışması yapsaydı yağmur bile
rüzgâr üfürdükçe içimize yanışa şahit olduk
benzeri her yangın haberlerinde.
Ah, orta yerinde kışın, yaşadığına mı sevinsin
har kızılı ile gidenlere mi ‘yansın!’
ruhları yarı sağ kalanlar?
H.is tutan her bir nefesleri ile avaz avaz seslendiler sevdiklerine.
3
İzlencenin arka fonunda yangın manzaralı acıya karşı
kaymaya devam etti elit.
duymak istemediler
görmek istemediler
bakmak hiç istemediler
ve hiç utanmadılar
yangında ilk kurtarılacak şey utanma duygusu iken.
4
Yüzleri zırhlı, görevi ihmalde mahir,
elbiseleri jilet gibi
lacivert sesli sözlerle
grand tuvalet adamlar
gölgelerini giyinerek bedenlerine
gelip gittiler olay yerine.
suçladılar birbirlerini.
sonra manşetinde hakikatin
alıştıra alıştıra adamlar
çatlayan sesiyle suskunluğun
hep bir ağızdan kocaman sustular hep.
5
Anlam ve anlama telaşelerinde
ben hep başkasının yalancısı oluyorum,
kültür yolu festivallerinde tanrıların,
onun tuzu kuruymuş.
yüzlerine etiketli maskeleri takarak
Olimpos’un zirvesinde ay çatlarken yarısından
mabedinde kralların
kapıları olmayan odalar, perdesiz pencerelere
aymazlık içinde el öptürülen hayâ,
vur patlasın çal oynasın balolarda
utancın gözlerine çer çöp sokarak
çoklu yaşamından tarihin sütunlarında
kahkahaların çınlayan ritmiyle
yazının tanıklığında
şemsiyeli afroditin lez manitası varmış.
6
Ateş, ölüm ve toprak üçlemesinde
Khaos kutsadı mı göğüslerini doğurgan *Gaia’nın,
herkesin ateşi sadece ışık sandığı yerde
Hephaestus biraz mahcup mudur,
üzgün müdür *Hestia,
Zerdüşt, Ahura Mazda’nuın huzurunda
daha hayra yormadı mı o yakıcı ışığı,
tiran doğuran bu topraklarda
*Poseidon yerin kalbine doğru sapladığında üç başlı mızrağı,
toprağa düşmemiş miydi alçak gönüllü Hades’in yüzü,
bilginin her kıvılcımında, Prometheus’un
ateş çaldığı bir yangına dönüşürken
yoksa Atlantis’e mi dönecek
toprağın kalbinde gömülü
tanrılar mezarlığı Anatolia?
7
Herkes rahat uykular mı uyur, yok mu hiç kâbus gören?
Güney
Khaos: Yunan mitolojisinde ilk tanrı olan Khaos, Düzen'den ya da öteki adıyla Evren'den (Kosmos) önce gelmiştir-vardır.
*Gaia, tanrı doğum mitlerinin ilk tanrıçası, tüm yaşamın ata-anasıdır, engin göğüslü, doğurgan Toprak Ana'dır.
*Hephaestus, ateş ve yanardağ tanrısı. demircilik zanaatıyla uğraşarak silahlar zırhlar üreten ateşler tanrısı.
*Hestia, ocağın ve ateşlerinin tanrıçası. aile tanrıçasıdır ama Olimpos’ta yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekanı sayılır.
*Poseidon: Denizler ve depremler tanrısıdır. En önemli silahı üç uçlu yabasıdır. Poseidon hırs ve gücü temsil eder. Hırsı Atlantis’in yok olmasına sebep olmuştur.
*Hades: Ölülere hükmeden yer altı tanrısı.)
Prometheus, Yunan mitolojisinde insanlığa ateşi (bilgiyi/medeniyeti) tanrılardan çalarak veren, öngören, kurnaz danışman, kültür kahramanı ve düzenbazlık tanrısı olarak da nitelendirilir. İtaatsizliği nedeniyle Zeus tarafından sonsuz işkenceyle cezalandırılan "öngören" Titan'dır. Grekler ona “önceden öğrenen” anlamını yükleyerek onu bir kahin tanrı olarak nitelendirmişlerdir.
https://www.youtube.com/watch?v=lyVsRGyd2r8

