Uyuyan Suyun Duygusu
Uzun zamandır kimsesizim küçük ve fakat
kırılmış bir erik dalının
çatlağında unutulmuş bir kurt gibi
nazenin bir bahar rüzgarında saçlarını tarayan
sesinden önce kaybolmuş kelimelerini özleyen
o masal diyarından koşup gelecekken
Ay ışığında uyuya kalmışım sevgilim beni affet
kırılan kalplerimizin hesabını tutan
limanda gemiler demir atmış birer uğru narası
çılgın sesleriyle puslu havalarda hüzün kokan
dağ eteklerinde bulutları soludukça
sınırsız sonsuz bir tekamülle hatırlatır aşkı
üşüyen ellerimin ayasını yüzüne vur
değil sonsuzluk eni konu toru topu
üç vakte kadar süreli bir yaşamak bizimkisi
unutma senin için ölürüm bile tamam mı
kim bilir hakikat şuh bir kadın dilidir de
sabahın ilk ışıklarında çekip gittiğinde
bize kalan iki martıyla üç yalnız kedidir
onlarda ikindi kini gibi kararttığında bulutları
şimdi sen gönül duvarıma derininden bir Hu çek
titresin bir bir her tespih tanesi
aklı evvel kaldırımlarda unutulan
dualarımıza uzansın avuçlarımızdan bütün yollar
seksek oynayan çocukların izleri kalsın sokaklarımızda
benimse düşünce kanayan dizlerimi ovala
bir çentik daha at durma gülümseyerek
sevgilim kayan bir yıldız sonsuzluğunda güzel
alnında bir tayın parlayıp duran
mevsimlerden çıkıp geliveriyor huzur
haykırmanın tam zamanıdır işte
kırılan kalplerin onarılma zamanıdır
'' ah be sevgilim ah '' düşe kalka geçen bir ömrün
gülümseyen yüzüdür çatlak ve kurumuş ellerimiz
kime nasıl anlatabiliriz ki geçen günlerimizi
vefasız bir ömrün vedasız sonlarına doğru
sıcacık somuna düşmüş zeytinin ve İncirin kokusuyla
Keçiören sokaklarında dolaşan bir milyoncu Mehmet gelir aklıma
Çekirge sokaktan Kuyubaşına kadar beni kovala
güzelliğini kutsal kitaplardan çıkartıp
kaç Peygamber mutlu bir dünya bırakmıştır ki ardında
onca çilenin arkasında kaç Nebinin gülen yüzü
Kirâmen katipleri gibi tutmuştur bir ömrün hesabını
La İlahe İllallahın ardına düşmüşlerin soyun derisini
yarenlerinin hesabını tutsun artık yaşamak dediğimiz muamma
layıkıyla keyfini sürsün onca zamanın hakkıyla gerçeklik
kırık kalplerin skalasını tutsun küflü diller
ya sussun tam da Tanrı hakkı için ya da adaleti söylesin
kapanan yollar açılır uyuyanlar uyanır ölen sonunda dirilir
ateşin içinde yana döne dolanırken efkarlı küller
bize yeter kurumuş dudaklarımıza dökülen su ferahlığında güller
durma sevgilim yaşa ölümün bir son olmadığını ispatlarcasına


