Uzak Şehirlerin Sabahları
Belki beklemeli yalnızlıkta gelir diye o treni
Rayların soğuğunda buz keserken nefesim beklemeli
Aklımdan silememekten çektiğim acıları yükleyip
Uzak şehirlerin sabahına gönderebilmeli şimdi..
İzleri saklamadan gözlerine bakarken ben, bi manası yok artık
Hiç bir şeyin tadı yok, eski bir şarap gibi değil sevişlerin..
Soğuk bir bekleyişin ortasında bekliyorum sadece öylece üşüyerek
Direnebilmeyi kanıtlıyorum belki de şimdi sana, bilmiyorum
Dalıp giderken sen, ben sana uzanamıyorum bile
Her sitemim soğuk bir günün sabahına uyanıyor sadece
Izdırap dolu bavulum bile kapanmıyor artık ne kadar yazık olmuş,
Yazık olmuş onca biten, soğuyan günlere öylece sensiz
Belki beklemeli yalnızlıkta, gelir diye o treni
Rayların soğuğunda buz keserken ellerim beklemeli
Alıp en zor anlarımı, ağlayışlarımı bir poşete koyup
Uzak şehirlerin sabahına gönderebilmeli şimdi..
Kalın giyinipte, üşümekten kaçmanın bi manası yokmuş anladım
Isınsa da bedenim ellerim hala üşüyor
Dudaklarım kupkuru ve hiç bir su ıslatamıyor şimdi seni..
Ne yazık olmuş diyorum dudaklarıma, ellerime..
Acısa da canım, üşüse ellerim ve ıslanmasa da dudaklarım yaşayıp gidiyorum işte
Ve şimdi ben beklerken o treni çoktan gitmiş şimdi iyi anlıyorum
Bende kalıyor acılarım, bensiz kalıyor tren ve bir başıma öylece garda kalakalıyorum...