Ve Gece
feryadımın karaları kara kaplamış masivayı bu gecede
nadasta kaldı yine gündüzüm, mısralarımdan geçer hece hece
yağmur sarar beni, ıslatır teker teker çığlıklarımı, dokunuşuyla
hasretimi döktüğüm bu caddeler, alır götürür beni hatırama
bir köprü ortasındaki gölge ve ışık ayrımı kadardı sıratın ipleri hayatıma
siyah beyaz bir gecede yaşadım yıldırımın şiddetli 'kış geldi' haykırışlarını
kış geldi, geldi gelmesine ama yüreğim hala sımsıcak
bir yaz mevsimini andırırcasına, inadına aşkınla dopdolu
rüzgarın esiş senfonisinde, bedenim çırpınışıyla dans ederken
inadına sarıldım gökyüzüne..
yine yazacak bir şeyler arıyordum geçmişe dair
bu karamsar çocuğu yok edemezdi hiç bir yıldırım kendi şiddetiyle..
ve gece..
hala gündüzün renklerini çalarcasına siyah beyaz
avuçlarımda eldivenler engel olmuş tenime değen yağmura
sonbaharın terk edişinden bu yana bir yaprak gibi dökülen kalbim
şimdi..
bu gece de donarak düşüp parçalandığı yerde ölmeye hazır
her ne kadar saçmalasam da, sizin anlamadığınız kadar
ben yine sararım bu yolları koynuma
yürürüm üzerimdeki şimşekle ilkbaharın kollarına..