Yatır Gülü
Bahar geliyor bak; açıyor tohumu hiç durmadan
-çiçekler sarıyor her yandan, dur durak yok!
-balcı, kovandan besmeleye çıkıyor,
-sazlar cümbüş oluyor, tambura keman
-sakın geç kalmayasın bayrama,
-haydi, davran!
-saysana sillesini, hiç atlamadan,
Ne kadar gül; o kadar çok gelmek sana,
-huyu kuruyası arsızlığımdan.
Kırmızı bir gül kopardım işte, dalından,
Vermeye sana bunu, hiç acımadan,
Kokladıkça sen onu, goncasından,
bir gül olmak isteyecek şu canım,
-alınyazımdan.
Ne baharın bitesi var, ne de gülün,
Gönlün sevesi var; yeter mi şu gözlerin?
Dillendikçe sen, ölesi gelir adamın,
-zamansızca gidesi; yani yunmadan,
-üç vakitte taşı dikilesi, toprağa dayan!
Yası tutulası cana bak; ne zavallı!
-kim kurtaracak onu feleğinden?
Ermiş adamlar sevdaya düşmüşse eğer,
-değer mi, değmez mi; bilirler yüreğe,
Pulsuz dilekçeye ramak muskam neye benzer?
-bilsem, çözerdim elbet;
-sinemin ibrişim kuşağını bir celsede.
Gönül işine pir olup erenler, arz-u halci değil mi?
Belli belirsiz seslerle gelip şu yatırdan,
-bakıp anlar, herhalde onca derviş,
-cahil giden delinin davasını,
-üç beş tesbih boncuğundan.
Kabul et şu gülü yâr, can darılmadan...
17.05.2008 - 2009