Yıka Toprağını Sen Eylül
Hep böyle gitmez denen devran, var mı senden büyük yalan
Aklımı silkeleyip silkeleyip topladım gene bu akşam
Ya söyleyen yalancı ya ben dedim, neyleyim
Darasını aldım zamanın, netini söyleyeyim:
Avuçlarımın içine sığdı; hepi topu, sararmış iki dilim
Rüya kadar uzunluğu işte ,söyleyin de bileyim
Yaşamak, adam gib; ölmek en" baba"sından
Issızlığın inleyen kuşu, uçmuş yuvasından
Lale yaprağındaki her bir damla su
Düşmüş toprağına rengi kokusu
Issız gecede duyan yok ,yok hiç kimse!
Ruh yoksulu Azrail'in elinde koca tencere
Ilık ılık akıp kumlara sızan kandan
Mey yapmış zehrini içiriyor, "O" eylül akşamından
Bu mu adaletin ey Yaradan
Alnıma işlediğin yazıdan
Birazcık sıyırdım vereyim
Al başka alınlara yaz
Mevt-i yekdiğer neymiş az da ben hissedeyim