Yokluğun
yokluğun..
ilk başta geçmeyen bir zaman vardı, can acıtan.
dinlenemeyen şarkılar,
dokunulamayan anılar,
söylenemeyen sözcükler,
ve özlenen bir adam.
öyle bir adam ki, bırakıp gitmesi değil de olmaması can acıtan.
yokolması,
ütopyalarda yaşaması..
çoçuk sevgili olmak mıydı yanlış olan sevgilim?
çoçukken olduk aşık, sonra büyüdük ve aşkı unuttuk biyerlerde..
kumdan bir kale gibi umutla yaptık hayallerimizi
ama düşünemedik ki
zayıf bir dalga bile alıp götürmeye yeterdi bizi
deniz..
aldı götürdü seni, kattı dalgalarına.
umut..
nerede şimdi sevgilim?
denizin dalgalı saçlarında mı?
sen buldun umudu ve onunla karıştın belki
ya ben ?
umudun umutsuzlukta olduğuna inanarak mı yaşamak bana düşen ?
ya da dirilmek için bir nefes mi beklemek ?
kendi kendine yetemez mi insan ?
sevmek yaşamak derler ya, haklılar belki de.
sen bana yaşamaktın, ama sensiz ölemedim sevgilim.
yaşamak uğruna sevmeye değerse hayat, sevgilin olsun deniz.
benim sevgilimse; uğruna ölmemeye değil, uğruna yaşayamamaya değer olan.