Boşluk Fetişizmi
Dieser Beitrag wurde am 16.01.2016 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Vallahi, 27 yaşındayım. Hani işi, parayı, kariyeri bir kenara bıraktım. Şu zamana kadar öğrendiğim net bir şey var. O da, nasıl ki insan vücudunun %70'i su; çevremizdeki kişiler, sevgililerimiz, bazen evliliklerimiz, kısacası hayatımızın %70'i boşluktan şekilleniyor. Boşluk fetişizmi adlı bir deneme yazmalıyım hemen diyerek yola koyuldum ve düşüncelerimi belirteyim istedim.
Fetişizm aslında halk arasında aşırı istek, doyum veya haz duyma anlamları taşıyor. Şimdi diyeceksiniz ki, boşluk fetişizmi ne alaka. Alakası şurada : Aslında biz insanlar ve diğer bütün canlılar hatta alemler bile evrenin içinde bir yerdeyiz. Aslında her birimiz birer boşluktayız. Evrenin boşluğundayız. Boşluk o kadar da hafife alınacak bir konu, durum veya dürtü değil. Boşluğu istiyoruz adeta. Seviyoruz da. Kim diyebilir ki; ben her şeyimi bilinçli bir şekilde yapıyorum diye. Aksini diyen çıkar mı bilmiyorum; ama şöyle bir durum var. İnsanlarımız artık bir çok şeyi egolaştırmış ve kalıpları, düşünceleri kendi içerisinde sıkıştırdıkça sıkıştırmış. Herkes her gerçeği göremiyor veya doğruları kavrayamıyoruz. Tabi bir çoğumuz keşke boşluk olmasaydı diye ah çekiyordur. Haklılar ! Çünkü boşluk olmasaydı, belki de hayatımızda vermiş olduğumuz kararlarda veya tercihlerde daha biz olabilirdik.
Bir de sevgili dostlarım, dünyanın bir sınav yeri diye lanse edilmesi konusunu açalım. Bir çok din kardeşlerim ve çeşitli milletlerin insanları biliyor ki, biz bu dünyaya sınanmak için geldik. Bazen bu amacı unutuyor, eğlenceye, keyfe kaçıyoruz. Bunu da günümüz şartlarında gayet doğal bir davranış olarak algılıyorum.
İşte esas soru sormamız gereken : Dünya bir sınav yeri ise, boşluğun olmasından niçin pişmanlık duyalım. Sonuçta o da sınavın birer parçası. Evet bunda da haklısınız.
Öyleyse Her şeyin Allah'tan geldiğine inanır; biraz iman edersek, boşluğu da, hayatın gerçeklerini de kabullenmiş olur; pişmanlık duymaz, karmaşıklığa düşmeyiz.
Siz siz olun, içinizde bir uhrevilik bırakın. Dünya %100 dünyevi olmaya değmez, değmeyecek de...