Geçmişe Gidenlere
Her yalnızlık biraz daha geriye götürür insanı...
İnsan, hayat yolunda ilerledikçe yalnızca yaş almaz; anılar da biriktirir. Yıllar geçer, okul sıraları iş masalarına, çocukluk sokakları kalabalık caddelere, hayaller ise sorumluluklara dönüşür. Bir gün dönüp geriye baktığında, aslında özlediğinin geçen yıllar değil, o yılların içinde kalan kendisi olduğunu fark eder.
Hayat insana çok şey verir. Bir meslek, bir makam, bir ev, bir aile, belki de çocuklar... Dışarıdan bakıldığında eksiksiz görünen bir yaşamın içinde bile insanın yüreğinde, tarif edilmesi zor bir boşluk dolaşabilir. Çünkü bazı mutlulukların yeri hiçbir başarıyla doldurulamaz.
Geçmişi özlemek, çocuk olmak istemek değildir. Belki de insan, o yılların kaygısızlığını, samimiyetini ve küçük şeylerden mutlu olabilmeyi özler. Yaz akşamlarında mahallede yankılanan çocuk seslerini, eski bir radyodan yükselen tanıdık bir şarkıyı, ailece kurulan sofraları, bayram sabahlarının heyecanını... O günlerde fark etmediğimiz sıradan anlar, bugün hafızamızın en kıymetli hazinelerine dönüşür.
Ne gariptir ki zaman ilerledikçe insanın imkânları artar, fakat bazen huzuru azalır. Çocukken sahip olamadığımız şeylerin çoğuna büyüyünce kavuşuruz; ama çocukken sahip olduğumuz o tarifsiz iç rahatlığını geri getiremeyiz. İşte geçmişe duyulan özlem biraz da bunun adıdır.
Belki de hayatın en büyük gerçeği budur. İnsan geçmişe dönmek istediği için değil, geçmişte bıraktığı duygulara yeniden dokunmak istediği için özler. Çünkü bazı anılar, yaşandıkları yerde kalmaz; insanın ruhunda ömür boyu yaşamaya devam eder.
Bu yüzden geçmişe duyulan özlem bir zayıflık değildir. Aksine, yaşanmış güzel günlerin insana bıraktığı en değerli mirastır. Anılar bizi geriye çekmek için değil, kim olduğumuzu unutturmamak için vardır. Bugün ayakta durabiliyorsak, biraz da dünün güzel izleri sayesindedir.
Belki zaman geri gelmeyecek. Eski sokaklar değişecek, insanlar yaşlanacak, bazı sevdiklerimiz artık yanımızda olmayacak. Ama hatırladıkça gülümsediğimiz anılar, kalbimizin en sessiz köşesinde yaşamaya devam edecek. Çünkü bazı zamanlar takvimlerden silinse de insanın yüreğinden asla silinmez. Geçmişi güzel yapan da tam olarak budur.
Unutmayın, unutuldukça azalıyor insanın huzuru. Şimdi telefonu kaldırın ve yıllar öncesine götürün kendiniz. Kısmette kim varsa, rehberden kime denk geldiyse.
Bir -alo ;
insanın yüreğine 'İnşirah' gibi düşecektir...