GoGo' ya Sevgilerimle
Bana ne yaptın diyerek başlıyorum bu gece sözlerime. Hemen yanımda bir şişe şarap ve bittikçe yeniden yakılan sigaralarım. Ey sevgili sen bana ne yaptın? Bilmiyorsun değil mi.. Sende bilmiyorsun.. Ağzından çıkan her sözün önemi yükseldi önce. İsmini arar oldum, her yerde. Görünce heyecanlanmalarımı söylemiyorum bile. Yüzünü görmek için yanım tutuşmalarım da var mesela. Dinlediğin her şarkıyı sevmek, binlerce kez dinlemek. Ben şarap sevmezdim seni tanıyana kadar biliyormusun Bu gece sana bu denli seslenişimin nedeni, yarım şişe şarabın etkisi olsa gerek. Her konuda kendimden önce senin mutluluğunu ister oldum. Ki ben bugüne kadar kendimden başka kimseyi düşünmedim ki!
Her kızışında, sana geliyorum. Her sinirlenişinde, susuyorum. Ben hiç üzülmeni istemiyorum ki.. Sürekli ol, hep ol istiyorum. Ellerini tutmak, yüzünü avuçlarımın arasına alıp, gözlerine dalmak.. Belki ağlamak, belki gülmek, ama sana sarılmak istiyorum. Herşey bitsin, sen başla istiyorum. Herşeyin içinde sen ol istiyorum. sen HERŞEY ol istiyorum. Yollar beni sana getirsin, şarkılar beni sana sarsın, ellerin ayrılmasın saçlarımdan mesela. Ya da ne bileyim, sen bende kal bende sende kaybolayım.
Senin sevdiğin her insanı sevmek istiyorum, nefret ettiğini öldürmek.. Yüreğinden her geçeni bilmek istiyorum. Her sabah sesinle uyanmak, kokunu içime çekmek, seni hissetmek istiyorum. Ya da ne bileyim sen ben ol ben sende kalayım..
Bir de durup diyorum ki yanımda saçmalayan insanlara " sen hiç görmediğin birini özlemek nedir bilirmisin?" Susuyorlar. Cevap veremiyorlar. Onlar bizim kadar cesaretli değil belli ki.. Ya da ne bileyim, bilmiyorlar sevmenin değerini..
Sevmek için illa yanyana mı olmak gerekir? Mesafeler aşkı körükler mi? Gözden ırak olan gönülden de ırak olur mu? Ve babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi? Kafamda deli sorular...
Hiç bilmediğim şehirleri seviyorum seni düşünürken. Uzak uzak yollara çıkıyorum, kulağımda senin o çok sevdiğin şarkılarla. İnsanlar beni yadırgıyor, nedir bu diye. Gülüp geçiyorum. Yada ne bileyim, senin orda olduğunu bildikçe cesaretleniyorum.
Bana her "aşkım" diyişinde duran zamanlar, yanan ormanlar var içimde. Yakıyor kül ediyorsun. Beni aşkına sürgün ediyorsun.Şikayet etmiyorum. Ya da ne bileyim ateşe mi yürüyorum ?
Ansızın bir kavga çıkıyor, içimde olan orman yangınları daha bir büyüyor. Susuyorum, sana geliyorum. Yada ne bileyim, sığınıyorum. Sen susuyorsun, ben konusuyorum. Sen yine susuyorsun ben yine geliyorum. Ya da ne bileyim, kaçıyorsun. KAÇMA.
İnsanlar çok seviyormuş. Sevsinler. Onlar daha benim sana sevgimi görmemişler belli.. İnsanlar kaçarmış çok sevilince. Kaçsınlar. Ama sen hep kal olur mu? İnsanlar hep öpüşüyormuş. Öpüşsünler. Dudaklarım değmeden dudaklarına, aşığım her zerrene..
Bir de onlar öpmekten bahsediyorlar,
BEN DAHA KOKUSUNU BİLE BİLMİYORUM...