Karanlığa Zıplayış
Dieser Beitrag wurde am 13.06.2022 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
Korkularımın beni tırnak uçlarıma kadar rahatsız ettiği bir geceye esir oldum yine. Kafamda bin bir türlü senaryo ve hep aynı sonuçlara ulaşmanın verdiği o çaresizlik... Bir şeye adım atma veya bir engeli aşmaya çok yaklaşmak nasıl bir histi sahi? Yani cesaret mi inanç mı anahtarıydı o kapının? Bilemiyorum...
Beyaz sayfaların kirlendiği bir dünyada yaşıyorum ben. Dört duvar arasında sıkışmış, yaşamanın gayesini sorgulayan biriydim sadece. Yüreğimin derinliklerine inmek kadar acı vericiydi soruların cevabını bulamamak. Acı veriyordu üstünü örttüğüm onca kabusu uyandırmak.
Karanlığa öylece dengesiz bir zıplayış... Ve beni omuzlarımdan ayak kaslarıma kadar ilik ilik yoran o yalnızlık. Bir takıntı ya da saplantı... Aynı şey değil bunun siz de farkındasınız. İnkar edemezsiniz kelimelerin masumluğunu! Kendinizi kandırmak kolaydır. Bilirim... Perde perde solmakta olan ömrümün çilesinden bilirim. Kolaydır gerçeklerden kaçmak. Kalabalık bir metropol havasından karanlığa zıplayıştır, kaçmak. Boyun eğmektir bizi içten içe kemiren korkulara. Oysa bir nebze de olsa gülebilmeliydi insan... Samimi bir tebessüm. Sımsıcak bakışlar... Ve yaşamın gayesine takılı kalmayan düşünceler...
Demem o ki ben çok incittim yüreğimi. Bu kaçıncı kayboluşuydu ruhumun sayamadım. Hep erkenden kapadım gözlerimi... Ayak uyduramadım lacivert bir gecenin akışına. Klişe sözler ve hayaller arasında tökezleyip durdum. Bir adım atmam gerek farkındayım... Belki de sessiz bir zıplayış... Meçhul bir âleme, uçsuz bucaksız denizlere, ıssız şehirlere ve de bulutların bir tül misali gökyüzünü sakladığı yerlere. Karanlığa zıplayış dostlarım... Sessiz ve de yalnız...