Kendime Yazı
Sabah altıyı ondört geçiyor. İçimden yazmak gelmiyor günlüğüm. Yazmaya karşı alerjim olduğunu biliyorsun. Kar yağıyor. Belediye saat sabahın dördünde yolları tuzladı. Arabalar rahat iniyor yokuştan aşağıya suyun ıslaklığın sesi çıkıyor tekerlerin altından.
Karşı gecekondular uykuda.Otistik çocuk ve annesi de. Dün sabah baktığımda çatısına naylon germişti. Belki artık odalarına sular akmıyordur. En azından bacaları tütüyor. Görünmez yardımseverler var herhalde.
Bu günlerde tütün tabaka takıntım başladı. Bir dükkanda paslı bir tabaka vardı. Satıcı eski ve antika dedi. Kıymetlendirdim. Almadım tabii. Kime satacaksa. Aslında suç bende günlüğüm. O kadar çok kurcalamayacak incelemeyecektim. Küçümseseydim satardı verdiğim fiata. Doğruluk ve kerizlik. Bu yönüme bayılıyorum sevgili günlüğüm.
Akşamdan kalan sakız leblesini dişlerimin arasında evirip çeviriyorum. Şu saatte gidip yatmam lazım. Amaaan ne yatacam yahu. İbateti yapmışım. Ümit yaşar oğuzcan mıydı o; karı seyrediyorum uludağ da diyen, kar yağışını seyretmişim. Leblebi yiyorum dişlerim sağlamken.Sağlık mı? Biliyorsun sevgili günüğüm sporda yapıyorum. Dur bakiimm kalbim çalışıyor mu? Ben uzanamadım, sen dayayıver kulağını sevgili günlüğüm sana zahmet olmazsa sol yanıma. Ne çalışıyor mu? İyi iyi...
Üst kattaki kızlar çok banyoya giriyorlar. Şeytan onlar şeytan... Kulaklarıma pamuk tıkamalıyım. En iyisi sallan mutfağa. Kahve iyi gelir değil mi günlüğüm?