Sevgi...
Bir yağmur damlası gibidir sevgi, dokunduğa yere hayat verir. Bir ateş kıvılcımıdır sevgi, yaklaştığı yeri ısıtıverir. Bir ışık busesi gibidir sevgi, bulunduğu yeri aydınlığa ulaştırır. Ama ne yazık ki günümüzdeki çoğu insanlar bu mükemmel duygunun karanlık hali olan nefret ve kin duygusunu barındırır kalplerinde. Bakıyorum bazen çevreme böyle insanları görünce kana bulanıyor gözyaşlarım... Üzülüyorum, acıyorum böyle kişilere. Sevginin ne anlama geldiğini unutmuş kişiler oluşturmuş her yeri. Bu olaya sebep olan ne diye bazen soruyorum kendime. Ama sorularıma karşı bir cevap verebilecek tek bir kişi dahi bulamıyorum. Cevap verenler dahi sevgiyi aşk ya da özlem ile açıklıyorlar... Bazı insanlar bu zamanlarda; aşk, imkânsızlık, ölüm, acı, özgürlük, kavga, özlem, kin, nefret gibi duygu kavramlarını dillerinden eksik etmiyorlar. Anlamıyorum bu kadar duygular arasında kutsal bir duygu olan ''sevmek, sevilmek yani sevgi'' kavramını neden dudaklarının arasında oluşturmuyorlar. Bazen seviyoruz diyorlar; ama bu bahsettikleri şey yalan ile gerçek arasındaki çizgi gibi bir hale gelmiş; anlaşılmaz ve uzak bir yerde gibi duruyor. Bir kaç saat önce seviyoruz diyen dudaklar, birkaç saat sonra kin, nefret, öfke sesleriyle inlettiriyor her yeri... Yüzyıllarca önplanda olan ve asla yanlışlığa itilmeden dimdik ayakta duran sevgi, günümüzde artık zevk için kullanılan bir sözcük haline gelmiş. Zifiri karanlıkları dahi yeri geldiğinde aydınlatan, umutsuzluk anlarında dahi umudumuza güç katan ve bir o kadar da güçlü olan sevgi nasıl olurda bu hali almıştır. İşte sormak istiyorum bu yazıyı okuyan ve dinleyen herkese cidden sevgi sizce nedir?