Süleyman
-Süleyman -he -nasılsın -iyim, iyi -aman iyi ol Süleyman -niye sordun abi ? -hiiç ...
-Süleyman
-ne?
-işler nasıl gidiyor?
-ne işi be, benim işimin olmadığını sen bilmiyon mu ki?
-biliyorum bilmesine de
-ne demek istiyon sen şimdi ? ağzındaki baklayı çıkar abi
-Süleyman
- Eeee ... Süleyman , Süleyman...durmadan Süleyman der durursun, adımı mı öğreniyorsun?
- sen diyorum, üç günlüğüne ülkemizin başbakanı olsan, sana bu görevi verseler -sonra ? -sonrası; bu üç gün içinde; başbakanın tüm görevleri, yetkileri ve sorumlulukları sana verilse -vermezler ki -vermezler de, diyelim ki verdiler,bu üç gün içinde, öncelikle neler yaparsın ?
- ıh... mıh... kıh.. -ıhı mıhı bırak da hadi de, neler yaparsın tam yetkili bir başbakan olarak ? -ne mi yaparım ?
- gün başbakanlıktan istifa ederim
- gün hükümetten istifa ederim
- gün milletvekilliğimden istifa ederim.
günüm doldu abi, ben çıkıyorum bu başbakanlıktan abi, -neden -sıkıldım abi, işler bitti burada, ben şimdi yine işsizim, yine işsizim... Ne anladık ki bu oyundan !... ................ Süleyman'dan bunları duyunca, dondum kaldım orada, hayret ! Bu adama, yani Süleyman'a, bu kasaba halkı ve çarşı esnafı 32 yıldan beri 'DELİ' der, peşine takılıp, alay ederler, onu konuşturup gülerler, küfür ettirirler .
Pekiyi, Sizce bu Süleyman deli mi ? Bence kasabanın en akılı insanı Süleyman'dır ...
Alkışlıyorum Süleyman seni ...