Uçurumdaki çiçek
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki sanki olumsuz düşüncelere kapılmamız için tüm koşullar sağlanmış gibi. Gazete, internet, televizyon gibi iletişim araçlarından öğrendiğimiz haberler hiç de iç açıcı değil. Her sabah bizi şaşırtan olaylarla karşılaşıyoruz.
bazı gri sabahlar vardır güneş doğmasına rağmen kargaşayla uyanırsın ilk ışık yüzüne dokunurken sıradan bir gün değildir o gün dünü kaybetmişliğinin yenilgisini taşır gökyüzünde bir yıldızda kalmıştır artık insanlık
Dünyada binlerce insan açlık, doğal afetler ve savaşlar yüzünden ölüyor. Ekolojik denge bozulurken, dünyada yaşam zorlaşıyor. Bu gerçekleri görmezden gelmemiz mümkün değil. Sosyal, ahlaki, düşünsel ve ruhsal karışıklığın tavan yaptığı bu çağ birçok tehlike ile dolu nükleer yıkım gibi...
Özellikle son günlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan terör olayları, insanlarda varolan korku, endişe gibi birçok olumsuz duyguyu ortaya çıkarmıştır.
Bu duyguların doğurduğu olumsuz düşünceleri kontrol etmek güçleştikçe de, hayata bakış açımız değişmektedir.
Ya olumsuz düşüncenin hayatımızı tutsak etmesine izin vereceğiz ya da yaşanan gerçeklerin hayatımızın bir parçası olarak kabul edeceğiz.
Var olduğumuz bu dünyaya borcumuz olduğunu unutmadan, umutsuzluğa meydan vermeden yaşam yolumuza devam etmeliyiz. Umut, sadece kendi güçlerine inananlar tarafından yaşatılır.
Olumlu düşüncelerle kendimizi ne kadar çok beslersek sağlam adımlarla yolumuza devam edebiliriz. Bunu kendimiz, ailemiz ve bulunduğumuz toplumla barış ve uyum içinde yaşamak için yapmalıyız.
Umut uçurumdaki bir çiçek bile olsa onu almak her şeye değer....