Yalnızlık
Yalnızlık ; gökyüzünde tek başına parlayan bir yıldız... Yalnızlık; sonbaharda ağaçta kalan son yaprak ...Yalnızlık .... Aslında bunların hiçbiri değil. Küçük bir çembere sıkışmış , üstüne de ağır yükler yüklenmiş olan bedenin ,beynin ve yüreğin nefes alamamasıdır. Kocaman çınarların arasında gizlenmiş bi fidan gibiyim . Hepsi etrafımı sarmış ama beni görmüyorlar bile . Sesleniyorum haykırıyorum hatta ?görün beni' diyorum ama kimseye duyuramıyorum sesimi. Zamanla suskunluğa gizleniyorum , maskeleri siper ediyorum kendime.Kimse görmese de beni ben o kalkanın arkasında yaşıyorum .Yaşıyorum!!!... Saklanıyorum desem daha doğru olur aslında . Bir selam duymak istiyorum , birisi merhaba desin halimi hatrımı sorsun istiyorum .Sonra da vazgeç diyorum , vazgeç bu arzularından.Ne başkasını değiştirebilirsin ne de kendini. En iyisi sorunları düşüncelerinde büyütmemek gerek diyorum kendime.Olmuyor. Beynimin fikirlerini eleştirilerini ikaz ve önerilerini duymuyor bile yüreğim . Yüreğim beynime yalan söylüyor.'Tamam kafama takmayacağım, zaten büyütülecek bişey de yok anladım artık' diyor.Bunu söylerken yüzümde saçma bi tebessüm bile oluşturabiliyorum ama gözlerimdeki yaşların içime akıp fırtınalar koparmasına engel olamıyorum. Sadece bana özgü bir şey midir bilmiyorum ama durup dururken ağlamak geliyor içimden.Sorsalar ortaya bi sebep koyabileceğimi bile düşünmüyorum .Sonra akılıma geliyor birden hatta sıralanıyor sebeplerin her biri. Hayır diyorum kendime HAYIR sen sebepsiz ağlamıyorsun. Yalnızlığın sende bıraktığı nedbeler küçük bi nemle yumuşuyor ve su yüzüne çıkıyor bu da en mutlu olduğun ( yani öyle sandığın )anlarda bile duygusallaşmana neden oluyor. En kötüsü de şu ki sıkıntının kaynağını da görüyorum oratadan kaldırmama yarayacak cevapları da fakat o gücü bulamıyorum kendimde .Kendim düşmesem de kendim kalbilirim diyorum , yapamıyorum.. Yüreğime bi taş oturuyo kıvarnıyorum çabalıyorum kurtulamıyorum o yükten .Sonunda çaresiz hissediyorum kendimi ve sol yanım çok acıyor.Biri vardır elbet birileri bişeyler derman olur el uzatır desem de zamanla mükerrer hüsranlara uğruyorum. Offfff çekiyorum....Şöyle uzuuun bir offfff..Sonra yanlış yapıyorsun AFFF demen lazım diyorum kendime .Öyle ya elim tutuyor , ayaklarım hareket edebiliyor , görebiliyorum ve gülümseyebiliyrum. Eee daha ne istiyorum ki şükretmem gerekirken bu egoistlik bu doymak bilmeyen nefs-i arzular da neyin nesi ??? İnsan sürekli gökyüzüne bakarsa yıldızların ışıltısına kapılıp daha yükseklere ulaşmak ister halbuki biraz da bastığımız toprağa baksak ayaklarımızın altındaki papatyaları göreceğiz ve elimizdeki güzelliklerin farkına varabilme imkanını elde edeceğiz.Sahip olduklarımız o kadar çok ki yeter ki görmesini bilelim. Yolda yürürken insanlara arkanızı çevirmeyin sırf o an karşınıza çıktığı için selam verebilin .Sevilmenin değil sevebilmenin daha yüce bi davranış olduğunu unutmayın.