Dedenin Listesi
Dieser Beitrag wurde am 17.04.2014 als Auswahl des Tages hervorgehoben.
En kolayı ölmektir bazen Yitip gitmek
Tütünsüz gecelerde oluyordu ne oluyorsa. Uykusuzluğun, karın gurultusunun dayanılmaz bir yanı yoktu ama dumansız yaşam delirtiyordu. Sivrilerin kolunda bıraktığı izlerin çizdiği haritaya bakıp, definenin yerini anlamaya çalışıyordu. Dedesinin ona bıraktığı mirasın sonucu hayalperest olmuş, mutluluğa dayanak oluşturan o defineyi aramaya çok erken yaşlarda başlamıştı. İlk araması sıra arkadaşı ile okul bahçesini kazmak olmuştu. Eski gazete parçaları ve bir solucan dışında bir şey bulamayınca ağlamaklı bir halde dedesine saldırmış ve yumruklamaya başlamıştı.
_ Bazen bir ömür boyu peşinde koşacaksın ve sonunda elde edeceksin ya da tüm hazinenin aslında hep elinin altında olduğunu anlayacaksın evladım. Demişti dedesi küçüktü, anlamamış ve kızgınlığı geçmemişti. Hani hazine okuldaydı...
Vazgeçmedi...
Dedesinin yönlendirmesi ile önce kütüphaneyi sonra sinema sahnesinin arkasını hatta bir müzenin bahçesini kazınca başı belaya girmişti. Her seferinde dedesinin yüzünde aynı tebessüm, büyüyünce anlayacağını söylemekteydi.
Hiç anlayamadı...
Gazete bayisinden dayak yedi dükkânın önünü eşeliyor diye. Tiyatro binasına zarar verdiği için geceyi nezarette geçirdiği oldu. Üniversiteye yaşı tutmuyor diye almadıklarında, gece kaçıp bir ağaç altında uyuyakaldığında hastalanıp günlerce hastanede yatıp eve döndüğünde; dedesi yoktu ve ona hediye olarak bir bağlama bırakmıştı. Bir zarf vardı sehpanın üstünde. Küçük adamıma yazıyordu üstünde. Bir dosya kâğıdı çıktı içinden, sıralı bir listeydi bu.
İsimler ve olaylar yazıyordu maddeler halinde.
İlk sırada Âşık Veysel yazıyordu.
Öğrendi bağlamayı...
Sırayla tüm maddeleri gerçekleştiriyordu.
Okudu...
Avukat oldu. Türkü söyledi. Dürüst oldu. Ozan dinledi.
Yalan nedir bilmedi. İhanet etmedi.
Çok kez yitirdi Kendini dahi Bir keresinde öldü Acıdı Acı oldu,
Hep direndi Yüreği avucunda gezdi Alnı ak Gıcırdayan dişleriyle İğneleyen diliyle Yumruğu havada Hep kendi oldu Duruldu.
Âşık oldu. Şiir yazdı. Zordu. Şiirin kendisi oldu...
26.12.12