Alamancı-3
Cevher annesinin elini tutarak dalgın dalgın yürürken, evlerinin önüne geldiklerinin farkına bile varamamıştı. Annesi elini bırakınca ancak farkına vardı.
Bu sırada komşu Hacer teyzelerin bahçesinde arkadaşlarının oyun oynadıklarını gördü, eve girmek istemedi ve annesine, arkadaşlarının yanına gitmek istediğini söyledi.
Annesi gönülsüz de olsa dikkatli olması ve özellikle de koşmaması koşuluyla gitmesine izin verdi.
Annesi özellikle koşmamasını istemişti çünkü cevher koşmayı çok seviyor ve sürekli bir yerlere çarparak ellerini ayaklarını ve diz kapaklarını kanatıyordu. Bu yüzden de pantolonlarının tamamına yakınının diz kısımlarına annesi yama vurmak zorunda kalmıştı.
Cevher arkadaşlarının yanına gidince, sanki onu bekliyorlarmış gibi hemen aralarına aldılar ve oyuna kaldıkları yerden devam ettiler. Kendini oyuna kaptırınca, biraz önceki hüzünlü halinden eser kalmamıştı, arkadaşlarının yanında çok mutluydu cevher.
Bu sırada uzaktan bir otomobil sesi duyar gibi oldular, ses sürekli yaklaşıyordu, bir süre sonra köy minibüsünün ilçeden geldiğini anladılar,
Bu; her sabah ilçeye yolcu götüren ve ikindiye doğru yolcuları tekrar köye getiren Salih amcanın minibüsüydü.
Cevherlerin köyü, civar köylerin en büyüğüydü. Civar köylerde minibüs olmadığı için, Salih amca, her sabah önce civar köylerin yolcularını alıyor, daha sonra da bu köyün yolcularını alıp ilçeye götürüyordu. Akşamları ilçeden dönüşte ise, önce bu köyün yolcularını indiriyor, sonra yoluna devam ederek civar köylerin yolcularını dağıtıyor sonra da kendi köyüne dönüyordu Salih amca.
Köyün minibüsü yaklaşmaya devam ediyordu, yaklaştı... yaklaştı... ve en sonunda cevherlerin oyun oynadıkları bahçenin yakınındaki köy meydanına vardı.
Köyün yolcuları minibüsten inmeye başladılar. Hepsi de ilçeden bir şeyler almışlardı ve elleri- kolları doluydu. Babalarının ilçeden geldiğini gören çocuklar, sevinçle koşarak babalarına sarılıyorlar, kendileri için de bir şeylerin alınıp alınmadığını anlamaya çalışıyorlardı.
Manzarayı izlemekle yetinen Cevher'i ise yine hüzünlü bir akşam bekliyordu!........