Ayrılığın Alışkanlığı
Arada bir hatırlıyorsundur, sonuçta sevip, aşık olduğun biridir. Ve insanı hatırlamanın verdiği yan etkiler, yanmış bir eve çeviriyordu...
Alışkanlıklardı insanı zor durum da bırakan, bir heykel gibi düşündüren. Daha önce onunla geçtiğin bir yerden, içinde ki hüznün yüzüne yansıması gibiydi. Sorun buradaydı işte aynı gökyüzüne bakıyorsanız farlı bir şey göremezdiniz. Daha önce geçmediğin bir yerden geçerken içinde ki hüzün yansımıyordu yüzüne, ve şehir farkı da pek bir şeye yaramıyordu, insanlar gibi şehirlerde çiftti, sokaklar, kaldırımlar, arabalar, cafeler, bir ses, yürüyen birinin arkadan görünümü, pazarda bağıran tezgahçının malını satmak için insanları çağırması, aynı biber aynı domates, saat satan bir seyyarın saatlerinde ki akrep ve yelkovan, ayrılık böyleydi işte akrep gibi sokuyor, yelkovan gibi kovuyordu seni bu aşktan, yetiyordu ama, iki satıra bir dünyayı sığdırmana yetiyordu şu insanı yiyip bitiren bir iki günlük ayrılık travması...
HD