Bir mektup
.............................................................................................................21 ocak 2010
...Sevgili psikiyatrım;
...Başıma açtığınız onca sıkıntıdan sonra, umarım rahatlamışsınızdır. Şimdi gerekliydi, benim görevim sizi topluma sağlıklı bir insan olarak kazandırmaktı diyebilirsiniz. İşin püf noktası kendi psikoloji bilginizle haklı olabilir ama bana sorarsanız bu durumu haksızsınız demektende zevk almama rağmen kalbinizin kırılacağını bile bile yine de haksızsınız diyorum.
...İnsanoğlu nankör olabilir. Gözünüzde belki ben de çok nankörlerle yaşadığım için azbuçuk insanoğlunun bu huyunu kapmış olabilirim. Ama öteki berbat bir huyumsa çok istememe rağmen mesela öldürmek istediğim onca nankörün hiç birisini öldürememiş olmamdır. Tabii hayıflanmıyorda değilim. Bazan kanıma dokunuyor bu huyum. Her neyse henüz tedavimin hangi aşamasında olduğumu bilmediğimden dolayı, fazla konuşmak istemiyorum.
...Bana istediğiniz zaman yazabilirsiniz dediğiniz için, bu kısa notu kölelerimden biriyle yolluyorum. Ayrıca belirtmek isterim ki; sendika önünde grev yapanlar haklılar mı haksızlar mı emin olmadığım dişiler ve erkekler içinde canımın sıkıldığını bilmenizi isterim. Bana uzak bir yerleri anımsattıkları için bu günlerde yakınlarından geçmiyorum. Bir yandanda taze boka sinek konar misali, insanlar orada açlık grevine ölüm oruçlarına başlayacaklarken seyyar satıcıların orada olmalarını ki; içlerinde tükrük köftecisinden tutunda kerhane tatlıcısına ve sidik gibi çay satanlara da kızdığımı bilmelisiniz. Bu ülke sorarım size şimdi ne zaman kerhane tatlıcısıyla tükrük köftecisiyle sidik gibi çay satıcısıyla bir araya gelecek? Gelirlerse bir şeyler düzelir mi?
........................................................................................Sadık Kulunuz