Çakmak Sesi


Merdivenlerden hızla iniyordu. Dışarıda yağan yağmurun sesini dinlerken apartmanın giriş kapısına yaklaştı. Camdan içeri giren ışık varla yok arasındaydı.

Demir kapıyı açmak için uzandı. Ellerini kapıya sıkıca tutarak kendine doğru çekti. “Bu bina kapılarını neden bu kadar ağır yapıyorlar?” diye düşündü. Yağmurla birlikte hissedilen o rüzgârın soğukluğu çarptı yüzüne. Adımını dışarı attı ve bir iki damla yağmur montuna dokundu.

Göğe baktı… “Karanlık günün gri nefesi,” diye düşündü, saçlarını dağıtan rüzgârı hissederek.

Kendine korunaklı bir yer aradı gözleriyle. Yağan yağmurda ıslanmadan bir sigara yakıp yokuştan aşağı hızla akan sulara bakacak, insanların telaşlı bir şekilde yürümesini seyredecekti. Sanki kendi o telaşta değilmiş gibi.

Uzakta bir çakmak sesi duyuldu. Kendisi de çakmağını arıyordu. Sonra ilk nefes çekişinde tütünün yanma sesi kulaklarında çınladı. Aslında bu sesi duymadı; sadece yandığına emin olduğu sigaranın o parçasını tamamladı.

Çakmağını bulup paketten bir dal sigara çıkarttı. Hâlâ şemsiyesini açmamıştı, arada esen rüzgârın saçlarının içinden geçmesini hissediyor, yüzüne dokunan damlalara aldırış etmiyordu.

Dudaklarına götürdüğü düşünceler, elinde metalik bir iç çekişle o çarkı çevirdi. Çakmak taşının kıvılcımları kayan yıldızlar gibi saçılırken bir anda fitil alev aldı… Bir sıcaklık yansıdı yüzüne. Derin bir nefesle yanan tütün sesini bu sefer kendi sigarasında duydu.

Tam o esnada karşısındaydı… Tütünün sesine kendisini o kadar kaptırmıştı ki hiçbir sözü işitmedi. Sadece elinde çakmak, ağzında yanmayan bir sigarayı gördü ve kafa salladı. Alev topunu ona doğru yanaştırdı. Bu sefer karşısındakinin nefes çekişiyle yanan tütün sesini duydu. İkisi de bir balkon altında, kendilerini sakınarak yan yana duruyor, tek bir kelam etmeden gülümsüyorlardı.

Şiddetli bir parıldayış, ardından camları sallayan bir gök gürültüsü ile irkildiler. Sonra birbirlerine bakarak gülümsediler…

Kadın hızlı hızlı içiyordu sigarasını, yağmurdan kaçar gibi. Adam yavaş yavaş içiyordu; sanki yapması gereken tüm işleri yapmış ya da her şeyi bitirmiş de keyfini çıkarır gibi.

Kadın gülümsedi. Adam başını salladı ve yokuştan aşağı akan hızlı sularla birlikte başladı yok oluş…

Sessizlik içinde: yağmur, gök gürültüsü, rüzgâr, şimşek…

Kadın sigarasını bitirmiş, gidiyordu. Adam son birkaç nefesi yolda tüketiyordu. Şemsiyelerine düşen damlaların sesi, caddeye yaklaştıkça araç seslerine, insanların koşturmacalarına karıştı.

Kadın kalabalığa karışmadan önce adama baktı. Adam kadının baktığını görmedi. Sonra adam kadına baktı…

Kadın da adamın baktığını görmedi…

Her ikisi de ters istikametlere yön almış, gidiyorlardı. Durup döndüler; eski bir tanıdıkla vedalaşır gibi baktılar. Aynı anda denk gelerek elleriyle birbirlerini uğurladılar.

Adam bir sigara sonrası tekrar yalnızlığına döndü. Kadın bir sigara sonrası tekrar yalnızlığına döndü.

Yağmur izleri sildi. O şiddetli parıltı, izleri görünmeyene yazdı. Gök gürlemesi korkuları hatırlattı…

Herkes yine birbirine yabancılaştı…

Gün rengi kül rengi olduğu vakitlerde, gece gibi ışıklar yanarken caddelerde…

Bir çakmak sesi duyuldu…




02 Haziran 2026 3-4 dakika 3 denemesi var.
Yorumlar