Dostoyevski'nin Yalnızlığı
Ben Dostoyevski'nin yalnızlığıyım. Beyaz Geceler romanındaki yalnızlığın tarifiyim.
- Bir çok kadın aşık oldum
- Nasıl yani tek seferde mi?
- Evet, tek seferde.
- Ama aşk, sevda, hasret ya bunlar?
- Çok konuşacağım ama: lütfen dinle.
Bir çok kadına aşık oldum, aynı seferde. Hani nerede diye sorarsan bunların toplamını gerçekten aşık olduğum insanda bulduğumu söyler, onu sana gösterirdim. Birine aşık olursun, ona bağlanırsın. Gerçekten seversin en çok gurura sahip insanı bile durgunlaştırabilir bu tatlı illet. Aşk olgunlaşmaktır, velhasıl sabretmektir. Bu durumu birkaç cümle ile açıklamak zor ama aşk illeti kadar tatlıdır bunu anlatmak. Dedim ya âşık oluyorsun kimselere yetemiyorsun ve kabuğuna çekiliyorsun, durgunlaşıyorsun. Mutlu bir tablo görünce de ona imrenmeye fırsat bulamadan kendini sorguluyorsun, bunu yaparken bile yalnızsın. İşte bu seni sürüklüyor. Bunlardan sıyrılmak için hayalimde kadınlar yarattım ve onlara âşık oldum, tek seferde; çok seferlik... Farklı karakterler yarattım bu kadınlarda. Farklı nazlar doğurtturdum ve çekilebilir nazları yalnızlığıma sürükledim ve yaşamaya çalıştım/başladım.
Ve Abarttım. Ama: hayaldi. Buruk bir sesle aksettim bunu fark ettiniz mi ? Hayaldi.