Gözyaşı
Bu yazı, 20.09.2020 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Bir sebebi olmalıydı...
Dünya böyle aşktan uzak kalmışsa mutlaka bir seyler değişmişti.
Eller artık aşkla terlemiyorsa, soluğunu kesmiyorsa hiçbir göz ,bir sebebi olmalıydı gerçek aşkı böyle unutmamızın.
Gezindim tozlu sayfalarında tarihin
bir neden aradım...
izledim durdum yaşanmış büyük aşklar için yazılmış hikayeleri.
Neydi değişen içimizde, daha iyi anlamak için araladım perdeyi.
.
.
.
Sahnelenmesine yardımcı olduğum bir oyun değildi bu.
Başrolde de değilim üstelik.
Yine de kendimi kaptırmadan kıskançlığın o büyülü havasına, perdeyi gizlice aralamış sessizce oyunu izliyordum.
Yanağından düşen o tek damla,
öyle büyük bir ses çıkarmış olacak ki,
birden bire bozuldu çünkü oyunun tüm büyüsü, dağıldı ellerimde aşkın en büyük hatırası...
Pişmandım...
Yine zamansız davranmıştım anlaşılan.
Her yer sus pus olmuşken sırası mıydı
o tek damla yaşla,
kainatın en büyük gürültüsünün nedeni olmak...
Oysaki
asla durmasını istemediğim bir oyun sahnelenirken
ah tanrım ben ne yaptım
çok pişmanım beni affet...
Romeo ahhh Romeo
çokça pişmanım...
Sebebi ben oldum hayata tutunamayışının
geç kalmanın tek sebebi ise benim o tutamadığım bir damla gözyaşım.
Şaşkındım...
Ne düşüneceğimi bilemeden.
Demek ki dedim
böyle bir anda dağılırmış
kainata sığmayacak o kocaman aşklar bile
ve
tek bir damla gözyaşı yetermiş meğer
tüm aşk sözcüklerini sahipsiz bırakmaya.
Birden aklıma dehşet veren bir düşünce...
Kaç aşkın katili olmuştum peki bu zamana kadar...
çünkü
sayamayacağım kadar yaş akıtmıştı gözlerim hem de hiç umursamadan.
Bilseydim inanın
eğer bilseydim
yakardım bu gözleri de asla sizi incitmezdimki ben...
Yaptığım her şeyin farkına varmıştım
ama artık çok geçti artık
çünkü
kalmamışsa bu dünyada gerçek aşklar
maalesef bunun tek sorumlusu benim o tek damla gözyaşımmış anladım...
Juliet ah tatlı Juliet
çok pişmanım lütfen beni affet...