Hanımefendi - 4
Düşlerime kan bulaştı hanımefendi sizden sonra. Sizi defalarca öldürdüm, kaç kere kendi kendime hapis oldum bilmiyorum daha kaç kere öldürürüm sizi onuda bilmiyorum, her defasında tekrar canlanmak zorundamısınız. Oysa ki ben vazgeçebileceğimi sanırdım her şey den ve herkesten neden dönüp dolaşıp size geliyorum her defasında. Susmayın hanımefendi konuşun benimle, bakmayın öyle anlatın bana neden böyle olduğunu. Söyleyecek bir sözünüz yok değil mi yine, en iyi bildiğiniz işi yapacaksınız değil mi yine ben konuşacağım ve siz yine dönüp gideceksiniz. Belki bu sefer tekmelerim siz arkanızı döndüğünüzde, belki çekerim kelimelerimi vururum sizi acımadan belkide görmediğinizi fırsat bilerek ağlarım yine. Üstüm başım is pas kokuyor hanımefendi, teneke içinde hayallerimizi yakıyorum evin ortasında. Ellerimi üzerine tutuyorum, 1. derece yanıklar oluşuyor ruhumda bu ayrılık beni kavuruyor hanımefendi. İlaçlarımı kullanıyorum bana suçlar gibi bakmayın, hiç bir ilaç uyuşturmuyor ki beni unutuyum sizli düşünceleri. Bazen düşünüyorum ketiapinin etkisimi bu diye sonra vazgeçiyorum düşünmekten sizi düşünmek daha hoş geliyor ruhuma, beynimi okşuyor sanki ve sonrada deliyor ve ben deliriyorum yine. Çok acımasızsınız biliyormusunuz hanımefendi, her seferinde karşıma çıkıp kendinizi gösterip sonrada çekip gidiyorsunuz beş dakika daha kalsanız sevişiriz belki yada kavga ederiz, belkide evleniriz sonra tekrar ayrılırız, neden kaçıyorsunuz ki ben bir kere acıdım zaten daha fazla deşemezsiniz ki bedenimi. Bu böyle olmayacak hanımefendi sizden kurtulmam gerekiyor ama nasıl ? Söylermisiniz hanımefendi nasıl ?
- Ben kendime ait değilken bir başkasına nasıl adayabilirim ki hislerimi. Hadi git paşam sende, bak şurada meyhane var.