Harf Yığını
Göz kapakları gıcırdayarak kapanıp açılıyordu.Uykusunun geldiğini bu şekilde anlamak içini gıdıklıyordu.Yapacak o kadar çok şey vardıki oysa..Düzenli bi hayata geçme fikri eyleme dönüşmemişti hala.Dağınıktı..Zamanı sündürmeyi seviyordu sakız gibi..Kopmadan ondan..Çürüyordu elbette ama zaten her şey yokluk varlık arasında git-gel bazende gel-git olmak zorundaydı.. Bi an tanrıyı düşledi..Sevdiği kullarını erken alır yanına derlerdi onun için.Çok bencilce geldi kusura bakmasında..Hani ayrım yapmazdı herkesi severdi..Sus derken kendine omzundaki melek halesini batırdı..ayh dedi ama ay diye çıktı..evet dünyanın merkezi ay dedi sonra sebepsizce kahkaha attı.Deliliğin sınırlarında dolaşmak hoştu.. Kar yağsa yağmazsa da bi beyaz eşyacıdan aldığı köpükleri duvara sürtüp kendi karını kendi yağdırsa...Birikse birikse...Viktor hügo gelip 'bana yağmurdan bahsetme şair yağdır' dediğini kendine ithafen söylendiği zannetse..Hehe..Eğleniyor.Cümleleri katladı.Biriken karların üstüne paralel şekilde sırtüstü yattı.Şimdi melek o olmuştu.Kollarını ve ayaklarını makas gibi açıp kapadı.Da vinci nin şifresindeki gibi...Gözlerini kapadı ve istediği rengi görmeye çalıştı..Bu sefer gülümsedi..