Hayalin Hayali
gözgöze gelmekle başladı herşey gülümsedi o, ben utandım ben gülümsedim, o utandı saniyede değişen bakışları vardı bir an mutlu masum çocuk gibi bir an delici bakışlarla delikanlı bir an huzurlu dingin orta yaşlı bir an 'herşeyi yaşadım şimdi yadetme ve sindirme vakti'diyen ihtiyar bir an merhamet yüklü sevdalı bulut bir an zahir, bir an görünmez anka bir an coşkulu arzulu mesut, bir an derin hüzün bu kadar değişken bakışı bir anda nasıl gördüm bilmiyorum zaman izafiymiş ya, doğru orda geçen beş dakika bir ömre denk yaşanmışlığın rahatlığı ve özlemi var gibiydi o baktıkça ben küçüldüm, ufaldım, göğsüne sığdım ,sığındım kendimi orda hissettim, ve kendimi seyrettim hem karanlıktı hem çok aydınlık 'hadi gidelim' dedi 'Nereye' dedim 'seni sevebileceğim 'yere dedi 'beni sevebileceğin bir yer olsaydı yeryüzünde, şimdi burda olmazdık' dedim Bir daha yaşanmayacağını bildiğin anın telaşı ve acelesi yoktu, öyle bir teslimiyettiki bu Bu kadarının bile bir lutuf olduğunu bilmekteydik Başka insan olmak, yıllardır içinde yaşattığın, sakladığın yanını çıkarıp ben buyum demek ve kabul görmek 'işte senin sakladığını ben buldum, benim hakkımsın, ömrümün son günü de olsa bir günlük de olsa seni allahtan diliyorum' dedi 'Bu aşk değil' dedim 'ya ne ? 'dedi Aşktaki telaş hırs kıskançlık,acı keder yok, aşk olmayacak kadar güzeldi Neydi bilmiyorum Yağmur öncesi gelmişti ama yağmur yağmadı Hiç bir şeyden arınamadık Ne kirden Ne de yaşanmamış hazzın özleminden Haramı haram bilen eller ateşi tutar mı Yaklaştık, kıvılcım sıçradı Hayal kurmak güzel,hayalin hayalini kurmak zordu Sevmek güzel, sevişmek zordu Ellerimi tuttu Ellerini dudaklarıma değdirdim öptüm belli belirsiz Başımı göğsüne çekti' burda kal' dedi Kuşlar, ağaçlar, taş toprak, gökyüzü hepsi şahitti Sustular Susmayan bir yer vardı Vijdanlarımızdı Ayrıldık,,
simsiyah