Hayat Ve Hayal
Kabuslar dolu gecenin sabahında söz vermiştim kendime.Nereden başlayacağımı bilmeden herşeyi düzeltmeye çalışmak çok yordu.Gönlümde hatrı kalır insanları tek tek aradım.Helalleştim,sabrettim.Kapattım tüm defterlerimi.Tek o kalmıştı,kararsızdım.Bir sabah ona yazdığım kitaptan sayfalar yolladım.Kime diye sordu ? Cevapsız bıraktım.
-Sen beni seviyormusun diye tekrar sordu.
-İkimize yetecek kadar diye notu cevapladım.
Sessizleşti,konuşmayı bıraktı.
Bir arpa boyu ilerleyememiştim aşkta.. kırgında değildim üstelik.Uzun,uzun bekledim cevabını,anlatmasını,hatalarımızı bekledim kısacası…
Üzerinden kaç gün geçti bilmiyorum.Arayan oydu.Sesi gayet sakin,kendinden emin.Beni görmek istediğini söyledi,şu saatte,şu mekana gidebiliriz diye kapattım telefonu.Sıradan bir akşamüstüne hazırdım daha önceleri kalbim yerinden çıkarken,uslu bir çocuğun kendini dinlemeseydi bende.Kırmızı arabasına binip uzaklaştık bir süre,sevdiğimiz değilde başka bilmediğimiz yerlere doğru gittik,kahveyi yudumladıkça gözlerim sürekli gülüyordu belki,kalbim hala kırgın.Sahilde devam ettik,sessizleştik,yağmur başladı hiç adım atmadan bekledim.Sinema filmindeki sahnelerden biri gibiydi işte.Islandık,sarıldık,bir söz döküldü sen çok özelsin.Sustum konuşmadım.Alıştım,Ayrıldık.
Son bir not yolladım.
Benim sevgimin karşılığı asgari ücretlinin lüks hayalleriydi.