Kayboluşlar
Gönlümün suçlular listesinde kimse benzemiyor sana.Ayrı bir duruşun var sanki diğerlerinden.Suç oranın kabarık, ama takipsizlik kararı verilmiş ebediyyen.. Hayalimde tutsam bile ellerini,ölum korkusu yaşarmışçasına ürperiyor içim. Odamda hala hissettigim kokun,hiç koklamadığım kardelen kokusuna benziyor sanki.Başını çıkarıyor üstüne örtülmüş yalnızlığımdan,umutlu değil bu sefer,içimdeki sevgiye ayak uydurmaya başlamış;yavaş yavaş ölüyor yokluğunda...
Her seferinde içimde hüzünlü bir bayram sabahı;gelişin, ruhumdaki küçük çocuğu görmeden oturdu yine köşesine.Beklediğim şeker değil oysa,bir el belki oluşan fırtına da dağılmış saçlarımı okşayan. Bir duruş belki;hiç dokunamadığım ellerini öpebilmem için,bayram coşkusunda olsa bile...
Rıhtımımda her daim ticaret var.Hiç boş durmuyor gözyaşı denizimde kısmetsiz balıkçılar. Ağları boş, dönemeyecek olmalarına rağmen hiç sektirmiyorlar açılmayı.Onlar gidince baş başa kalırız diyorum,sen hiç uğramıyorsun,ben beklemiyorum.Beklesem umutlanıyorum,yine de gelmiyorsun. Küsüyorum, aldırmıyorsun. Ağlasam... Engel olamıyorum.
Geceler ne katran karası,ne yalnızlığın dönüm noktası! Sadece gelmeyişinin doğumgünü.Hep kendi başıma kutladığım,pastadan yine kendimin çıktığı partiler.Alkolsüz,tütün çıtırtısı eşliğinde... Sadece bir avuç kum çöllerimde,ne yakan,ne üşüten... İnsani değil bu hisler;anlatılmaz,yaşanmıyor bile...