Kolektif Kütle 44
•Kolektif alan içindeki fazla üretimin ortaya koyduğu sosyal yaşam rahatlığı sosyal alanda genleşme tavsaması yaptı. Bencil arzular tetiklendi. Yani bu kez tavsayan, bencil arzulardı.
Bencillik arzular paylaşan kolektif yasayı kişisi El mana takdirine çevirdi. Kolektif alanda ihtiyaca bina en sağlamalarda boğaz tokluğuna çalışma gibi eksiklik ön gördü. Mülk sahibi olmak ve mülksüz olmak gibi El takdiri nedeni ile eksik sağlamadan ötürü kolektif kütle bağlanımı tavsadı. Süreç, varlık yokluk çelişkili davranışlarla süreç ahlaksızlığa dönüştü.
•İlk inşa kişilerin aşı ile işi ile vardı. İlk inşa aş ile işi ile güvenlik ile vs olmak zorunda. Bu kolektif referanstır. Bu referans kolektif toplumların kolektif geri bağlanım yasasıdır. Süreç aksağını buna göre doğrultulur. Bu tür ihtiyaca bina en oluşan inşa i referans kişileri kütle merkezine doğru çeker.
Kişileri kütle merkezinde kaçındıran itici kuvvet; ihtiyaca bina en karşılıklı emek transferlerini gözetmeyen süreçlerdi. Kişileri üretim nesnesi ve üretim gücünden yoksun kılmaktı. İhtiyaca bina en karşılıklı emekler transferi olan süreç En temel referans olan ahlaka uymamaktı.
Kişileri muhtaçlıkları içinde aksağı, eksi ile tutan El takdiri ahlaksızlıktı. Başta eksiklik ahlaksızlık tavsamasına yol açardı. Ahlaksızlık tavsaması ve ahlaksızlık tavsaması direncine karşı güç kullanma işi nedenle merkezde oluşan gevşeme merkeze çekilmiş kişideki merkez bağ hareketini, çevreye saçılma şekline dönüştürdü.
•Köleci ahlak kendi zengin sınıfı için zorunlu olarak kişinin temel ihtiyaçlarını temin etme işinde eksiklikler ve aksaklıklar öngörüyordu. Zenginlik böyle hayatiyet buluyordu.
Referansa aykırı şekilde davranışlar karşısında görülen tavsama yapıcı hareketlerinin başında, kişilerde görülen “yarın endişesi” gelmektedir. Üretim aracı, üretim nesnesi ile kolektif güç yokluğu nedenle üretememe işi; mülk sahibi dışındaki kişilerde “yarın ne olacağım endişesini doğuruyordu”.
Kişiler bir kez kolektif oluş damgası yemişlerdi. Bu kolektif damgalı hareketin başında; kolektif güç ile ve kolektif kütle merkezine yarın için üretim yapma eğilimi vardı.
Ama bu kez eğilim yapılan yer tam bir kolektif kütle merkezi değildi. Merkez “kolektif kütle” gibi davranır olmaktan çok “mülk sahibine doğru eğilim etmenin mülk sahibi davranışını veriyordu”
Mülk sahibi davranışı herkese yetenek ve ihtiyacına göre sağlatma yaptırmak değildi. Kişilerin yarın yeniden çalışmalarını sağlamak için kişileri boğaz tokluğuna çalışmaya hazır edecek durumu ortaya koymaktı.
Kişilerin de yaşamak için zorunlu üretme durumları vardı. Kişiler de boğaz tokluğuna dönüşen bu köleci tutumu istemeye istemeye zoraki kabul ettiler. Bu kabul kişilerde kısmi bir merkeze doğru çekilme ortaya koydu. Şimdiki merkeze çekilme mülk sahibi iradesine tabii olmaydı.
•Kısaca köleci yasa örneğin karşılıklı emekler transferi gibi üreten kolektif yasalar üzerine oturdu. Üretim bu kolektif yasaya göre oluyordu ama karşılıklı emekler transferi yerine şimdi mülk sahibinin belirleyici iradesi vardı.
Bu taktik viral ve parazit er bir hayat taktiğiydi. Parazitlik paylaştıran kolektif yasayı mülk sahibi anlayışı ile keyfi takdire dönüştürdü. Parazit düşünce sisteme kendisini klonladı.
Parazit düşünce ihtiyaca bina en karşılıklı transfer emekler takasını takdir, lütfetme, rızık verme, rızık kazanma gibi köleci ahlaksızlığa (ahlaka) çevirdi. El bunlara ilahi ahlak diyordu.
Yani El ‘in kendi deyimiyle lütfetmesi, keyfi takdirde bulunması, ortamı sefalete, fakirliğe, düşkünlüğe vs. çevirmesine güya en güzel ahlak diyordu! Bunları hiç kaldırmıyordu ama güzel ahlaktı. Güzel ahlak sahibinin köleleri vardı!
Köleci en güzel ahlaktaki referans nedir? Kişileri muhtaç tutmak. Muhtaçlıkları güya iyilik yaparak sadaka ve zekâtla sefaleti destekleyip boyun büküklüğe sürüklemekti.
•Keyfi taktir yapmanın keyfiliği de sadaka, zekat, cömertlik gibi köleci güzel ahlakı doğurdu. Ama bu ahlak sorun çözücü olmayıp sorunu görmezden gelen ötelemeyle sorunu sürdürmekti.
Köleci ahlaksızlık (veya köleci ahlak kişilerdeki) merkeze bağlılığı her an tavsatır iken, boğaz tokluğuna ve inayetlerle oluşan ahlak, sindirilmiş, kişiler bezdirilmiş, kişilere bu güzel ahlaktan ötürü başka bir yol bırakılmamıştı.
Kişileri merkeze doğru çeken güzel ahlak sadakati belli olmayan zoraki bir çekimin sıkışmasını ortaya koydu. Ortaya konan sahte bir enfekte köleci yasaydı. Zengin sadaka verecekti. Fakir alçak gönüllülükle bunu kabul edecekti. Güzel ahlak buydu.
•Köleci yasa kendi öncesindeki paylaştıran kolektif yasanın herkese edindirişine şimdi mülk sahibi ağzıyla “ rızık takdiri” demekle sistemi modüle etti. Şimdi sistem bu takdire göre işliyordu!
Köleci sistem kendi öncesinin kolektif oluşunu, kolektif yapısını unutturdu. Ortaklaştırmayı şirk saydı. Mülk sahibi kendisine ortaklar tanımadı. Köleci mantık işin içine kendi emekleme döneminin aksaklıklarıyla, sorunlarıyla gümbür cemaat birlikte girdi.
Köleci tutum sapla samanı birbirine karıştırdı. Çünkü mülk sahipliği ve rızık takdiri at izi ile it izinin karıştırılmasını gerektiriyordu. Köleci mantık geçmişi anıp kötülerken; kolektif sistem de haklı olarak ve somut bir inşa i gerçeklikle; köleci sisteme ahlaksızlık yasası diyordu.
BiTTİ