Köprü ve Dolunayın Ruhumdaki Yansımaları
Köprüden her geçiş sana vedamı hatırlatıyor.
Aylardan haziransa, üstümde dolunay, altımda zifiri karanlık bir deniz varsa. Hele ki bir de geceyse, zamansız bir kaçış gibi... Hani sana hiç söyleyemediğim, söylesem de senin gerçek olmadığını adın gibi bildiğin vedalarım gibi...
Aylardan haziransa eğer o ay hüzün hüzün kokar zaten bana. İçimde özleminin ateşi daha alev almadan yakmaya başlar. Ayrılık mevsimimizin başlangıcı ne de olsa...
Gece... Gece hep ansız ziyaretlerle, beklenmedik olaylarla gelir kapımıza. Geceleri çıkmaz ya kimse sokağa, herkes çekilir ya kendi dünyasına, o yüzden gece olan her şey beklenmediktir bana. Belki de en zor vedalarımı gece ettiğim içindir bu böyle.
Ve dolunay... Kraterlerinde yüzünü bulma oyunu çok da zor değil... -Biliyorum çocukça..- Hele ki baktığı her yerde özlemden yüzünü gören iki göz arıyorsa dolunayda yüzünü hiç de zor değil...
Karanlık. Zifiri ve hafif esintili karanlık. Seni kaybideşimde düştüğüm yer. Seni kaybettiğimde gözyaşlarımı sakladığım yer. Arkandan ışığına bakıp da peşinden hiç gelemediğim yer...
Deniz... Deniz seni tanıdım tanıyalı seni hatırlatııyor bana. Seni, yüreğini, derinliğini, şiirselliğini.... Kişiliğinle, karakterinle, o nur cemalinle bütünleşmiş gibi deniz zihnimde.
Ve haziran. Haziran hep ama hep hüzün kokar bana. Bir yerlerden ayrılmak, -malum öğrencilik- senden, nefesinden, sesinden, gücünden, şiirselliğinden, yüzünden ayrılmak... Bu sene hiç birlikte olamasak da yine de kokuyor haziran. Kokuşmuş artık haziran, her zamanki gibi içimi acıtıyor.
Sen yine benden uzaklara gideceksin. Ve gitmek için hep en uzakları, hiç gelemeyeceğim yerleri seçeceksin. -tabiidir ki tatil en temel hakkın.- Bense seni bekleyeceğim yine. Yine uykusuz, yine mızmız, yine şimarık, yine kendini bilmez hallerde. Bilgisayar başında, telefon başında, odamda, salonda, sokakta, gittiğimiz yerlerde, hiç gitmediğimiz yerlerde, gidebileceğimiz yerlerde, hiç gidemeyeceğimiz yerlerde... Her yerde her şekilde seni bekleyeceğim, seni arayacağım, seni dileyeceğim ben yine her hazirandaki gibi. Bari gittiğin yerlerden birer kartpostal yolla bana...