Köy Enstitülerinin 86. Kuruluş Yıl Dönümü Kutlu Olsun
86 Yıl önce Köy Enstitüleri kurulmuştu. Ülkemizde, sağlam temellere dayalı, çocuğuna, gencine sahip çıkan ve onlara iyi bir gelecek bırakmak için köyden, köylüden başlayan bir kalkınmaya gitmenin temelleri atılmıştı. Kısa bir sürede meyvelerini veren bu eğitim düzeni, toprak ağaları, şeyhler, şıhlar, karanlık kişilerce baltalanmış ve kaldırılmıştı. Çağdaş uygarlık düzeyine doğru koşmaya başlayan ülkemde eğitim, sağlık, hak, hukuk, adalet, ekonomi, siyaset yeniden eskisinden daha karanlık bir düzene yerini bıraktı! Karanlık git gide koyulaşmakta! Bundan kurtulmak gerekmektedir.
86. Yılını kutladığımız bu günde, çağdaş bir yapılanmayla Köy Enstitüleri koşutunda bir eğitim düzeninin yeniden kurulması zorunludur.
Halk Çocuğu Jandarmadan, askerden ve göz bebeğimiz olması gereken kahraman polisimizden, amacı dışında hizmet görmüyor muyuz? Ülke ve ulusun, halkın güvenlik ve düzenini sağlaması gereken asker ve polis, hakkını aramak isteyen işçi, memur, köylü, emekliye karşı kullanılmıyor mu? Suçluya karşı önlem alması gerekirken, öğretmenin hakkını aramasına, can güvenliği isteme eylemine; yıllardır ücretini ve tazminatını alamayan işçinin eylemine, yürüyüşüne; tarlasını, toprağını, ağacını korumak isteyen köylünün tepkisine; çalışırken ödediği sigorta bedelinin karşılığı emeklilik aylığını alamayıp, hakkını aramak isteyen emekliye karşı; adaletteki/yargıdaki yanlı, haksız, hukuksuz ve adil olmayan uygulamalara karşı tepki göstermek isteyenlere; gelir dağılımındaki eşitsizliğe; verginin adaletsizliğine karşı durmak isteyenlere karşı kullanılmıyor mu?
Bir polisin evinde 5 tabanca, 2 tüfek bulundurması neyin nesi! Emniyet Müdürü, (daha sonra da yanlış duymamışsam!) emniyet müfettişi yapılan bu polisin 14 Yaşındaki çocuğunun bu silahlara erişebilmesi, yanına aldığı bu silahlarla ve 7 şarjörle okula girebilmesi, nedensizce öğretmen ve öğrencileri yaylım ateşi altına alması, katliam yapması nasıl olabiliyor?
Babanın bu çocuğu emniyetin atış poligonuna götürüp, silah kullanma ve atış eğitimi vermesi suç değil midir? Bu çocuğu atış poligonuna alan görevliler görevi kötüye kullanmamışlar mı, suç işlememişler mi? Bunlara nasıl göz yumulmuş?
Edebiyat öğretmeni olan anne (nasıl bir öğretmense!) çocuğun içine düştüğü bunalımlı bu durumunu görmemiş mi? Neden bir şey yapmamış? Çocuğunu neden okumaya, öykü, şiir, anı gibi yazım sanatlarına yöneltmemiş?
Aile ve adı kalabalık bilmem ne bakanlığı bu çocukla ilgili ne yapmış!? Bu çocuğun sorumsuz, sözüm ona eğitimli (zır cahil!), cani yetiştiren bu ailenin elinden alınması, topluma kazandırılması gerekmez miydi?
Okulda yeterince rehber öğretmen yok muymuş, neden? Okul yönetimi neden görevinin gereğini yapmamış? Milli Eğitim Bakan/ı/lığı laik eğitim öğretime, bilime karşı neden bu kadar uzak? Okulları tarikat ve cemaatlere teslim ederek onların çağ dışı, gerici tutum ve davranışlarından medet umması doğru mudur? Demek ki doğru değilmiş ki üst üste bu kadar katliam olmuş! Bir kuşak kaybedilmiştir! Toplum çürümüştür!
Saygı, sevgi öğretilmesi gereken okullarımızda uyuşturucu kullanım yaşı aşağılara düşmüş, saygı, sevgi kalmamıştır. Çocuklar okula gitmek istememektedir! Okulda umduğunu, geleceğini, hayalini bulamamaktadır. Okumak anlamsızlaştrırılmıştır.
Tv kanallarında sürekli varlıklı, sarayda oturan, jipe binen, elinde belinde silahları olan, o silahları dilediği gibi kullanan, adam öldürmekten çekinmeyen, mafya dizi filmlerini örnek mi alıyor bu çocuklar? Rtük niye var? Bozuk düzenin işleyişini bu şekilde sürdürdüğünü sandıkları için mi bunlara engel olmuyorlar?
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Nutuk gibi kitapları, çocuklarımızın okuması için neden özendirmiyoruz? Atatürk' ü neden örnek almıyor, Atatürk İlke Ve Devrimleri' ne neden sıkı sıkıya bağlanmıyoruz da Atatürk düşmanlığı yapıyoruz? Unutulmamalıdır ki O Büyük İnsan Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcımızdır...
