Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

1923…

Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, tüm yurdu düşman işgalinden kurtardı.

Bu bir ülkenin namus davasıydı, iki bacak arasının veya üç beş iç siyasi çekişmenin değil!

İsmet İnönü hayatının, belki de en önemli görevini yapmak için Lozan’a gitmişti. Aylar süren bir serüvenin sonucu, bu günün sözde hak ve adalet savunucuları batılılara ve dünyaya iletildi!

“İsmet, söylediğimiz her şeye aynı cevabı verdi: Bağımsızlık” dedi, diyorlardı!

Bağımsızlık!

Zaten bütün mesele bu değil miydi?

Bu günlerde ülkede hala tartışılan bir konu bu ve çok enteresan, biz bunu doksan yedi yıl önce batılıların itirafları eşliğinde kazanmış bulunuyoruz veya öyle olduğunu sanıyoruz!

Atatürk, Nutuk'ta “Bu antlaşma, Türk Milleti'ne karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir” diyor!

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli günlerinden birisi olduğunu iyi kavramak gerekiyor!
Bu ülke büyük bedeller ödenerek kuruldu bunu unutmayalım!

Kıymetini bilelim, havasının, suyunun tadını çıkaralım ve geçmişteki kahramanlıkları aklımıza mıh gibi çakalım!

Atatürk İstanbul’dan Samsun’a ayrılacağı vakit, İstanbul’u işgal edenlere bakarak, Haydarpaşa garında o unutulmaz ve büyük sözü sarf etmişti “geldikleri gibi, giderler” demişti!

Nitekim tek başına inanan bir adam olarak, Samsun’dan Erzurum’a geçtiğinde cebinde taşıdığı tohumları tüm Anadolu’ya serpiştirerek İstanbul’a kadar tekrardan döndü ve bu emaneti bizlere bıraktı.

O, yıllar önce bu ateşi yaktı, bize düşen “bağımsızlık” ateşini söndürmemek ama bunu içimizde birbirimizle çekişerek veya çemkirerek değil, gerçek düşmanlara karşı gardımızı alarak yapmalıyız!

Kalın sağlıcakla...

24 Temmuz 2020 1-2 dakika 95 denemesi var.
Yorumlar